14.5.14

The Lunchbox - Sefer Tası

Hint sinemasının arthouse ile buluşması nasıl olur diye merak ediyorsanız The Lunchbox'a yani Sefer Tası'na bakmanız yeterli olacak. Elbette elin Hintli'nin arthouse dokusu Fransa gibi olmuyor ama yine de aroması hoşunuza gidecek cinsten. Bunun da en büyük nedeni filmin yazar ve yönetmeni Ritesh. Kendisi 35 yaşında, New York'ta sinema eğitimi almış ve bu ilk uzun metraj filmi. Daha önceki kısa filmleriyle büyük festivalleri gezmiş, bu filmi için de 1 milyon dolar destek bulabilmiş ve ortaya da çok şukella bir film çıkarmayı başarmış.

"Yanlış binilen trenler sizi doğru yere götürebilir" özünden yola çıkan film, Hindistan'da 1 milyon kişiden fazla insana hizmet veren Sefer Tası ağını odağına koyuyor. Bu kadar büyük bir network'te bir tane bile ulaştırma hatası yapmayan bu sistemde eğer 1 tane hata olursa ne olurdu kurmacasından yola çıkıyor ve kocasına hazırladığı yemeği bir gün emekliliği gelen bir başka kişi, bir memur alıyor ve hikaye start alıyor.



Genç ama kötü bir evlilik geçiren hintli kadın ile ölen eşi sonrası kendisini yanlızlığa vermiş yaşlıca abimiz (ki pek sevilir Hint sinemasında) arasında yazılı bir ilişki başlıyor. İlişki dediysem de gayet arkadaşça ama sonrası için ümit verici. Nitekim bu tatlı-sert romantizm Hint kumaşı yerine Avrupai bir kumaştan biçilmiş. Ayakları yere daha sağlam basıyor ve eğlenceyi biraz bir köşeye koyuyor. Elbette monoton bir hat kullanmıyor, aralarda gayet komik hadideler, espriler dönmekte ama bir Hint filmi için bunlar hiç bir şey. Bu yüzden Hindistanda filmin bir gişe başarısı,hedefi yok ama sinema adına güzel şeyler başarıyor. Meraklısına şiddetle öneririm.

Tepkiler: