• Sense8 ile yeni yıl

  • 2016 dizilerinin gizli Hit'i: Quarry

  • John Carpenter geri döndü!

29.4.14

Cosmos: A Space-Time Odyssey

hadi ben kendimi hiç evren bazında büyük, yüce, benim için yaratılmışlar gibi hissetmedim de, lan Cosmos insanı cidden minicik hatta toz zerreceği kadar hissettiriyor, yani müthiş! hani bi aydınlanma ile yer yer de aslında bir bok olmadığımızı da görebiliyoruz, dahası korku da peşinden geliyor. supernova, pulstar, karadelik derken valla insanın uykusu kaçıyor! yani siz yatağınızda uyurken matematiğinizin yetmediği kadar uzaklıklarda her an bir şeyler oluyor; milyarlarca yıldır oluyor, olacak ve varoluşunuz bu düzende sadece bi 70-80 yıl kadar sürecek! lan harbiden bozuk süt üzerinde beliren ve akabinde çöpe atılan mantar zerreceği kadar yokuz, bu nasıl bir "varolmak" mk... bak nasıl da kendimi ezik hissediyorum :((

şaka bir yana kozmozda cidden bir tek Dünya'da hayat olduğunu düşünen varsa gitsin kafasını bi buzluğa soksun.



17.4.14

Bu Bir Zaman Denizi, Biz Nereye

Türkçe pop filan dinlediğim yoktur ama Tarkan'ın da yeri bünyede ayrıdır bak. Her albümünü her parçasını savunmam, ama adam cidden star, hakkını da veririm. 1994'te Aacayipsin kasedinin girmediği Türk hanesi kalmamıştır sanırım. Yine Sensiz gibi bi albümden sonra tam tersine şaşırırdım. Kıl Oldum Abi dönemlerini çok net hatırlayamıyorum ama Aacayipsin'i daha net hatırlıyorum. Yaş 11, daha ergenlik bile yok, ne duysan diline dolanıyor. Ve her yerde Tarkan çalıyor. Her yerde! Malum şarkıların dışında bi bakıyorum kasete, Biz Nereye diye bir parça var lan ve "farklı" bir tonu var. Kaset dayımın, diyorum bu ne ya, üzerine kayıt mı yaptın filan. Söylüyor işte Tarkan'ın işte kimin olcak diyor. Tabii daha bünyede böyle rock hard, rock free ruhu filan yok ama kan çekiyor işte. Rıza Erekli'nin büyüsü, Gür Akad'ın efsane solosu, Tarkan'ın rock boğazı filan derken Kış Güneşi'nin arkasından Biz Nereye hala en sevdiğim Tarkan şarkısıdır. Tarkan için de ilk ve tek zaten...

Tabii yaş 14 filan olunca rezilliklerime de alet olmuyor değil şarkı. Birkaç kızın defterine gizlice sözlerini filan yazmışlığımda vardır :) "Bin ses buldum isminde, bin renk buldum yüzünde..." rezillik ahahah

15.4.14

tuhaf temaslar

özledik o deliliği be

2.4.14

Bir Joon-ho Bong Filmi: Snowpiercer

Koreli yönetmenlerin denizaşırı işleri artmaya başladı, takip eden biliyordur. Nitekim Stoker dahil henüz voleyi çakan olmadı. Ben bunu biraz da ünlü Amerikalı-İngiliz oyuncuların Koreli yönetmenlerin çalışma düzenine uyamadıklarına bağlıyorum Snowpiercer bunu kırarsa kırardı ki bunda biraz başarılı olduğunu söyleyebilirim. Chris Evans normalde kütük bir oyuncu, bu filmde bunu biraz değiştirmiş. Tilda Swinton teyzemiz de çok acayip bir rolle geliyor ki ağzına ağzına terlikle vurasınız geliyor, o derece güzel.

Küresel sıcaklıktan ötürü son derece kapsamlı inşa edilen trendeki bir grup insanın, ki bu grup insan dünyada yaşayan son insan ırkı, aynı gerçek dünyada olduğu gibi ilişkilerine dayanıyor Snowpiercer. Trenin en arkasında en fakirler, en önünde en zenginler, sefa sürenler. Ve bir gün trenin en büyük direnişi ve devrimi boy gösteriyor haksızlıklara karşı. "Bu tren daha fazla böyle gitmez" diyor kısaca trenin en arkası ve en öne doğru soluksuz bir direniş gösteriliyor. Dekor olarak da muazzam güzel film. Bioshock oynayanlar bazı sahnelerde keyiften keyife koşacaktır, harika.

Kore'nin en iyi yönetmenlerinden Joon-ho Bong, çok severim, ama açıkçası Snowpiercer da bir "gol" değil. Bir diş geçirme, gelecek için bir umut, ama asla "işte bu, tüm dünya görsün bunu" diyemiyoruz. Nitekim o günlere az kaldı gibi, en fazla 3 yıla klasikler dökülecektir.