10.4.13

Reprise

Oslo, August 31st benim adıma 2012'nin en iyi filmlerindendi. Ondan çok daha önce izlediğim Reprise'a ise tekrar geri dönme ihtiyacı hissettim çünkü aynı yönetmen ve yazarın bu iki filmde ne tip köprüler inşa ettiklerini çözmem gerekiyordu. İyi ki de dönmüşüm.

Danimarka'da doğan, Norveç'te büyüyen Joachim Trier şu anda iki de iki gidiyor. Beş yılda yazılan Reprise'ın arkasından bir beş yıl sonra da Oslo ile geri döndü ki o ne dönüş. Trier soyadında bir keramet var galiba.

Neyse, diyorum ki Reprise'ı siz mutlaka Oslo'dan önce seyredin tabii ki çünkü Oslo çok daha olgun bir film. Ama Reprise gibisi de yok! Bu kadar güzel yazılmış ve güzel kurgulanmış, soğuk iklimli ama sıcak dokunuşlu film göremezsiniz.

Bazı şeyler bir kere yaşanıyor cidden. Şartlar ve kişiler aynı olsa da sonuçlar farklı oluyor ikincisinde. Sonuç delisi değilsen sorun yok ama Reprise bu açıdan bir arayış içerisinde. İki 20'lerinde olan genç aynı dönemde ilk kitaplarını çıkarma sancısı yaşıyor ve yaratıcılık taraflarının ruhlarını nasıl hastalandırdığını, nasıl başkalaştırdığını, aşk hayatlarına etkilerini gösteriyor. Henüz filmin başında "filmde şunlar şunlar olacak" dense de, dediğim gibi şartlar değişince sonuçlar da değişiyor ve film ciddi bunalıma dönüşüyor. Ne cıvık gençlik filmi ne de samimi bir aşk filmi bu. Doğrucu bir tarafı var, yeri gelince tokatını esirgemiyor. Oslo'nun geleneksel kültüründen genç nüfusuna, drug, punk ve seks üçgeninden akıl sağlığını kaybetmeye kadar başınızı döndürecek malzemeler var Reprise'da. Alkollü veya dumanlı iken kesinlikle izmeleyin mesela... Ama 10'dan geri doğru sayıp gitme kısmına denk gelmem karşısında bir şey diyemedim.


Tepkiler:

0 yorum :