6.1.12

Filmlerden Alıntılar #19

Çoğu sanatçının derdi insana bir şeyler unutturmaktır, ki başka yerlere götürebilsin, ama bazılarının da asıl amacı en içine kadar götürüp hatırlatmaktır. Yakın gördüğümüz hislerimizin nasıl köreldiğini, nasıl değerli olduğunu hatırlatabilsin böylece. Geçen sene Never Let Me Go dengelerimi bozmuştu. Bu yıl o kadar etkili olmasa da o ayarda pek çok film geldi. Biri de Perfect Sense idi.

(spoiler:)
İnsan dediğin her şekilde yaşabiliyor, ta ki son nefesine kadar survive etme gücü hep geliyor, ne dersek diyelim, ama hissetme, sevme olmadan bir hiçe dönüşüyoruz. Film bunu bize acımasızca gösteriyor. Katı ve derinliklerde olan hislerimi bana hatırlattığı için Perfect Sense'e melankolik hisler besliyorum, paylaşayım istedim yine de.


"It's dark now but they feel each others breath and they know all they need to know, they kiss and they feel each others tears on their cheeks and if there had been any body left to see them then they would look like normal lovers, caressing each others faces, bodies close together, eyes closed, oblivious to the world around them, because that is how life goes on, like that..."
Tepkiler:

1 yorum :

7.oda dedi ki...

ne diyorduk filmin afişinde..

aşk yoksa.. hiçbir şey yok..

:)