• Sense8 ile yeni yıl

  • 2016 dizilerinin gizli Hit'i: Quarry

  • John Carpenter geri döndü!

28.1.12

meragger

blogger işi temelde çok acayip, ambalajıyla da çok süper bişi gerçekten. nerdeyse 3.5 yıl olacak blog açalı ve sıkıldığım söylenemez. o kadar çok yazar tanıdım ki, hesaplayınca manzara korkunç. ama tabii ben o kadar insan-sever biri olmadığım için birkaç tanesi hariç hiç biriyle temasta değilim artık.

lafı şuraya getireceğim. hatırlıyorum ara ara, burada yorumlarla olsun, maille olsun takılan, arada bir fikrini, görüşlerini, nefretini, sevgisini dile getirenler vardı. şimdi hiç biri yok, sadece burada değil, "orada da" yoklar ve bilmiyorum bunu okurlar mı ama anladım ki kimseyi unutmamışım. merak ediyorum arada; şu anda hangisi, kim, nerede ne yapıyordur... Pek çoğu artık blog yazmıyor hatta hesaplarını kapatmışlar. Dertli olanlar dertlerini yenmişler mi, mutlu olanlar hala mutlu mu, yoksa işler tersine mi dönmüş yoksa herkes aynı mı... umarım iyisinizdir.

23.1.12

50/50 ve keşkeler

aileden uzakta yaşanılan basiretsiz bir genç hayatı
biraz asosyallik, içe kapanıklık, arkadaşsızlık
biraz sağlık sorunları, tümör gibi
işler zorlaşınca sevgilisi tarafından aldatılmak
sonra sosyal yalnızlık
içsel yalnızlık
ölüm korkusu
ve yeni tanışılan psikolog bir kıza yürekten söylenen "senden güzel bir sevgili olurdu ^_^"...
arkasına da Pearl Jam koyunca zaten, Finish Him çekiyor 50/50
izleyin.


18.1.12

Stumble then rise on some awkward morning

Klibiyle 30'dan fazla yarışmada yüzü gülen, ama tüm dinliyicilerinin üzerine ölüm toprağı atmasını bilen, Reha Erdem'e pek çok konuda ilham olan, benim "daha ötesini" çok nadir dinlediğim bir şarkı dinlemek ister misiniz?


17.1.12

Hindsight

2000'de çektiği Siworae ile resmen bir ulusu ağlatan Hyun-seung Lee 11 yıl sonra geri döndü. "Hem de ne dönüş" demek isterdim, ama standart bir G. Kore filmi olmuş. Yine de "bazı insanlar bazı insanları sadece mutlu etmek amacıyla yaşar" mesajını alttan alttan vermeyi bilmiş, yerim <3

16.1.12

game deaths

hepsini oynamışlığım, hepsinde ölmüşlüğüm var. ama izlemesi bu kadar zevkli değildi.

11.1.12

try to be bad

iyi bir insan ol ki birileri sana kolaylıkla kötülük yaptığında hem işi kolay olsun hem de sen ona kötülük geri kötülük yapmamış ol ki içi rahat etsin sonrasında...


doğru söyle ki işi yalan dolan olanlar söylediklerini araştırmakla vakit geçirmesin, doğru söylediğini bilerek huzurlu uyusunlar...


kin güdme ki yiyeceğin kazıkları hemen unut, yenilerine hazırlan; zaten iyisin, kazık yer durursun, boşver, iyi bir insansın sen sonuçta...


her aklına gelen doğruyu söyleme ki milletin yolu yordamını, planlarını bozmayasın, evde tek başına duvara karşı söyle ama...

sevdiğin şeyi yapıyorsan sus, sus ki seni daha güzel sömürsünler, sonuçta mutlusun sen kasma, çalışmaya geldin sonuçta dünyaya...


armutsan dibine düş, düşmessen dışlanır, çok daha iyi bir meyve olsan da sevilmezsin, mümkünse baban gibi ol da şaşırtma milleti...


kibar ol insanoğluna, üzme kötü insanları, bak onlar seni düdükleseler de, en azından kibarlar, onlardan daha kaba olmamalısın sayın iyi insan...


ve affet hep. bırak onlar kötü olsun hep. sen onlar gibi olma. ama affet. affetmek erdemdir demişler insanlık kitabında! hayat devam ediyo, geçmişte yaşama, unutsana olm, affetmeyerek sağlığından mı olacaksın bak? Affetmemek karaciğer sorunlarına yol açar sonra görürsün...


Bazı güzel davranışların, hep olmamız istenen insan modellerinin de aslında kötü insanlar tarafından oluşturulduğunu, böylelikle bir köşede iyi iyi yaşayarak onlar için tehlike arz etmediğimizi, böylece planlarını bozmadığı düşünürüm bazen. Akrep burcu olmanın getirdikleri der sustururum iç sesimi akabinde. neyse ki "affetme" dışında henüz diğer problemlerim yok. Öleceksem zaten karaciğerim yüzümden öleceğimi bigün, biliyorum.

gideyim ya artık ben

10.1.12

coachella 2012

line up açıklandı... bu sene nerede şeytan taşlayacağımız belli oldu galiba ehehe

6.1.12

Filmlerden Alıntılar #19

Çoğu sanatçının derdi insana bir şeyler unutturmaktır, ki başka yerlere götürebilsin, ama bazılarının da asıl amacı en içine kadar götürüp hatırlatmaktır. Yakın gördüğümüz hislerimizin nasıl köreldiğini, nasıl değerli olduğunu hatırlatabilsin böylece. Geçen sene Never Let Me Go dengelerimi bozmuştu. Bu yıl o kadar etkili olmasa da o ayarda pek çok film geldi. Biri de Perfect Sense idi.

(spoiler:)
İnsan dediğin her şekilde yaşabiliyor, ta ki son nefesine kadar survive etme gücü hep geliyor, ne dersek diyelim, ama hissetme, sevme olmadan bir hiçe dönüşüyoruz. Film bunu bize acımasızca gösteriyor. Katı ve derinliklerde olan hislerimi bana hatırlattığı için Perfect Sense'e melankolik hisler besliyorum, paylaşayım istedim yine de.


"It's dark now but they feel each others breath and they know all they need to know, they kiss and they feel each others tears on their cheeks and if there had been any body left to see them then they would look like normal lovers, caressing each others faces, bodies close together, eyes closed, oblivious to the world around them, because that is how life goes on, like that..."

4.1.12

Mono & World's End Girlfriend

Mono zaten muhteşemdir, World's End Girlfriend ayrı harikadır. Bu iki Japon grup yan yana gelir ve sadece 5 parçalık bir epic disasterpiece albüm çıkarırsa ne olur? Dünyanın en mutlu adamına bile kıyametini yaşatabilir. Tehlikeli sular buralar.

3.1.12

Why she swallows bullets and stones

Odamdan beni alıp götüren, hiç bilmediğim yerlere sürükleyen, ruhumla şöyle bir dans edip sallayan, melankoliye boğan, karaciğerimi sızlatan, burnumu sulandıran, boğazıma yumruk bırakan, özleten, kokusunu bırakan, umut veren, gönül bağlarını gevşeten, sonra odana usulca seni geri bırakan, ama sonra yine de özleten melodiler silsilesi... Esmerine dinlemeden önce 2 kere düşünün:





2.1.12

neden sevgiliniz olmuyor?

bir zaytung araştırması. sesli güldürüyor hayvan ahahaha