• Sense8 ile yeni yıl

  • 2016 dizilerinin gizli Hit'i: Quarry

  • John Carpenter geri döndü!

27.11.11

polemik?

şu güne kadar kaç oyuna, filme kaç sayfa yazdım bilemiyorum (aslında merak ediyorum) ama hiç birine gelen geri dönüşler HaberTürk Online'a verdiğim röportaj kadar olmadı! Hatta Ankara'dan bir dergiden PES-FIFA hakkında yazı teklifi geldi...  Ne kadar polemik seven bir milletiz ya ahaha :) valla efendi efendi yazmayı bırakıp ara gazı mı vermek lazım ne lazım anlamadım bu okuyucu kafasını. Biz de okuyucuz hem alla alla :))

Röportaj şurda

garip?

bildiğin paranoyak bi adamım. o yüzden "hayat çok garip yea" demem hiç kolay değil. ama şu günler diyebiliyorum içten içe. çok garip şeyler oluyor ya, bazen zamanda bir kırılma olmuş veya alternatif gerçeklik tecrübe etmişim, geçmişten başka ama aynı birisi görmüşüm gibi. anlaşılmıyor di mi? garip işte. öyle.

25.11.11

Give Us A Little Love

heh. hatırladığım iyi oldu seni Fallulah. Aslında iyi olmadı. Neyse



It's another time, it's another day
Numbers they are new, but it's all the same
Running from yourself, it will never change
If you try you could die


24.11.11

A Letter to Uncle Boonmee

Bilmiyorum Uncle Boonmee Who Can Recall His Past Lives filmini izlediğiniz mi. Çok özel bir filmdir. Ancak izlediğinizde anlayacağınız türden filmerden.Bu sene festivallerde çok ses getirdi. Yazar yönetmeni Apichatpong Weerasethakul da oldukça özel biri. Hakkında bir şeyler okuduğunuzda hakvereceksiniz bana. Aslında çok filmi varmış ama ben Uncle Boonme ile tanıdım abimizi. Ama bu film öncesi bir de kısa filmi var ki hayran kalmamak elde değil.

İzlemek ve infolar için: http://animateprojects.org/films/by_date/2009/a_letter_to

19.11.11

bazen

Bazen bi' insanla tanışmazsın. Kavuşursun.

14.11.11

Hurry Up, We’re Dreaming

M83 bu yılın gizli kalmışlarından. Bir albüme göre çok fazla parça çıkardıklarından arada gizlenen süper parçalar var.


Send your dreams where nobody hides, give your tears to the tide... denmişse bir yerde bize dinlemek düşer mesela



favorim ise Splendor

What have we to show?
Barren feelings and dust for crow.
We can't ever know.
When it's time to go.

That's the way to see the end.
Glowing out along the river bend.
It's not goodbye my only friend.
Yesterday started over again.


 

13.11.11

color adapting

beynin insana oynadığı oyunlardan en favorim şudur.
normalde A ile B'deki iki taşın bir birinden farklı 2 renge sahip olduğuna yemin edebilirsiniz.
AMA ikisinin birleştiğii yere yandan parmağınızı koyup kapatırsanız AYNI renk olduğunu göreceksiniz.

National Geo'nun bu tip görsel oyunlarla-dikkatle ilgili harika bir belgeseli vardır, must-see


11.11.11

Oyungezer Kasım 2011

49 sayımız. Artık Oyungezer 4 yaşında. Vay anasını. Daha dün gibi ilk sayı heyecanı. Batar mı batmaz mı, satar mı satmaz mı derken onbinlere ulaştı Oyungezer bugün... Zaman bazı konularda dehşet-ül gezer şekilde geçiyor ahali.

Neyse, bu sayımız özel olduğu için hem içerik hem de dışarık olarak birkaç artısı var :) İçerik için tıktık


6.11.11

vazgeçme yetisi

Eskiden çok az olan, ama artık devasa bir şekle bürünen bir yetimin var olduğunu, maalesef, biliyorum. Birkaç dakikada işimden, gücümden, sevdiklerimden sevmediklerimden, arkadaşlarımdan, malımdan mülkümden, canımdan kanımdan, ailemden akrabalarımdan, ismimden soyumdan, şu anda "neyden asla vazgeçemem acaba" diye düşünip de bulamadığım pek çok şeyden vazgeçebilir hayat duruşum var. Neden böyle, niye böyle emin değilim; ama böyle bir his ve güç var; biliyorum. Vazgeçemeyenlere göre bir ütopya gibi gelse de, yapabilen birisi için tam bir lanet. "Önemli" kelimesinin anlamını yitirdiği bir hayatı yaşasan kaç yazar. Hayatta uğruna asla vazgeçemeyeceği en az 1 şey olmalı insanın. Her ne kadar vazgeçebilsen de.

3.11.11

little person

Kasım ayı gelir, beni bi varoluş sorgulaması tutar. Kasım ayları hala sıkıcı benim için. Sorgulama deyince de Synecdoche, New York terapilerim başlar haliyle. Charlie Kaufman gel babam ol... Şarkı ve animasyona dikkat çekeyim bu sefer: