12.6.11

geceden kalma sabahlar

Size de hiç oluyor mu; bir uyanıyorsun, ne sabah olmuş gibi, ne üzerinize güneş yansıyor gibi ne de yeni günün tüm umutları size bakıyor gibi; tek hissettiğiniz kaybetmemeniz gereken bir şeyi kaybetmiş gibi hissetttiğiniz? Bana bazen oluyor, şu sıralar biraz daha fazla. Gördüğüm rüyalarla da pek ilgisi olmuyor. Uyanıyorsun ve bok gibisin. Bir şeyler yok. Yani yanındaki bir şeyden de değil, garip bir his, tam tarifi yok. Tüm servetini kaybetmiş veya tüm ailesini trafik kazasında dün akşam yitirmiş ve uyanmış veya en sevdiğin gitmiş kadar buruk uyanıyorsun. Hormonsol bir şeyden ziyade kalp atışlarını yavaşlatan cinsten... Ne uyku ne de sabah amacına hizmet etmiyor haliyle böyle olunca. Ne ettiğin kahvaltı, ne yolda dinlediğin müzik, ne otobüste sana gülümseyen kız, ne başardığın bir iş, ne de güzel bir haber. O his iliklerine kadar yapışıyor o gün. Ama sadece o gün. Tanımadığın bir barda, tanımadığın birileriyle sahte gülücüklerle aldığın alkol seni alıp başka bir bok diyarına getirebiliyor ve omuzlarında taşıyıp yatağına yatırıyor... Seni uyandıran alarm dünden farklı bir şey söylemiyor aslında bu yeni günde, ama işin güzeli dünün darmadağın sabahının aklında biraz silinmiş, daha doğrusu silikleşmiş olması. Bir şeyi kaybetme hissi yerini dünün silikleşmesine bırakması tek teselli. Belki bir gün silikleşecek bile bir şey kalmaz... Yürekten gelen bir "iyi geceler"in eksikliğinin yan etkisi.
Tepkiler: