3.4.11

hey hey hey taksi

meslek grupları arasında bir faşizanlık yapacaksam kesinlikle ilk sırada taksiler olur.

taksiler birer ticarethane olduğu kadar bir iletişim ve ulaştırma servisidir de, yani insan hayatıyla pek içli dışlıdır ama nedense yurdumunda bu böyle değilmiş gibi davranılıyor.

siz hiç hapishaneden çıkar çıkmaz bir uçağa pilot olan adam gördünüz mü? Veya Varan tesislerinde şoför? Veya bir makinist?Otobüs şöförü? Yok tabii ki. İnsanları bir yerden bir yere getiren mesleklerlde faytoncular hariç her birinin bir hakedişi bulunur. Taksicilik de bu yok. Adam 2 kişiyi yaralamış bir kişiyi öldürmüş çıkmış hapisten araba kullanmayı biliyor, gecesi gündüzü yok diye taksici oluyor ve sen sırf 10 dakika daha yolum kısalsın diye bu adamla yan yana hayatını pekiştirmek zorunda kalıyorsun. Onunla konuşuyor, anlaşmaya çalışıyor, hizmet alışverişinde bulunuyorsun ama bunun yönetim bazında hiç bir kıstası yok!

Baktım bugün, belediye istanbul için taksi projesi yarışması düzenliyor yüzbinlerce dolarlık. ama gelin görün ki bu "taksicilik mesleğine" yönelik proje geliştirmesi değil, sadece araç, durak ve iletişim hizmetlerini bağlayan konuları içeriyor. Yani onu asıl yönetecek olan "insan" yine es geçiliyor.

iş saatlerinde nasıl giyilir, müşteri nasıl karşılanıyor, kibarlık nedir, etik olmak nedir, müşteri araçtayken neler yapabilirsin, neler yapamazsın, müşteriden ne isteyebilirsin, müşterinin senin üzerindeki hakkı nedir ne değildir, cezalar nedir, taksici olmak için gireceğin kurslar şunlardır, alman gereken sertifika şudur, şu kadar ay test süreci vardır, yılda şu kadar süre şu toplantılara katılman gerekir, sağlık raporun şöyle olmalıdır filan... Yok böyle şeyler. Yanına oturduğunuz adam vebalı mıdır, hırsız mıdır, paranızın üzerini vermezse bişey der misin, ben o adresi bilmiyorum gidemem dediğinde bir şikayet edeceğin nokta var mıdır, korsan taksi durakları nereye şikayet edilir, şikayet edeceğin yerde nasıl bir birim vardır, bunlar trafik polislerini nasıl yönlendirir, ne tip caydırıcı eylem planları vardır. YOK. ama ne var, "lütfen taksilerimizi tasarlayalım, böyle modern olsunlar, şık olsunlar falan filan"a basıyor kafa. Taksi plakaları giderek zamlansın, taksici bulmak kolay olsun ki vergiden daha çok belediye cukkalansın. O yeah beybi. Sözde 2010'da sertifikasız taksi olmayacaktı. AB standartları geliyordu. Hepsi yalan.

sırf taksicilerle muhatap olmamak adına araba alınır, istanbulun o kaosu çekilebilir gibi hissediyorum bazen. hani yoldaki adam insanlıktan çıkmıştır ama sana zararı yoktur, bir kendi dünyası vardır ve o oradadır senin dünyana geçecek gücü zaten yoktur ama taksici tayfası hem bu tip adamların hegamonyasında hem de 1. dereceden hayatına etki edebiliyor. Geçen adam "sizin siteye de hiç bir taksici gitmek istemiyor, duraktan değil de yoldan binsen abbiiii" demesi karşısında "her istediğin olsaydı taksici olmazdın hocam, o yüzden sür gidelim" dememle birlikte ışık hızına çıkmasını görmeniz lazımdı. Bunların bir de para üstü vermeyeni var. 9.20 tl tutan tarifeye 9 tl verdiğinizde yüzünüze bön bön bakıyor ama 0.5 tl daha verince geriye kalan 0.3 tl'yi vermeden basıp gidiyorlar. Fatura isteyince yüzünü asan bile var ya. Ulan para verdim sana fatura istemicem de ne isticem!

Elbette istisnası olan taksiciler var. ama 100 kişiden 10'u filan böyledir. Onlar da geri kalan 90 kişi adına sesini yükseltmiyorsa zaten pek de önemli değil o 10 kişi. Bir birliktelik yapamadıktan sonra ne anladım "ya bizim meslekte de ayı çok" diyen bilinçli adamı. Ama birim fiyat artmıyor diye grev yapmaya gelince binlerce toplanmayı biliyor.

Yani allahın bir bildiği varmış ki ben böyle siyasetten, politikadan hoşlanmıyormuşum ve böyle çevremde bana mevki verecek torpilci akrabalar yokmuş. Yani Emniyet'te veya bir Yerel yönetimde görev filan alsam, sözüm geçse,  taksicilik kavramını çok pis değiştirirdim. Onbinlerce ailenin direği işsiz kalırdı belki ama banane mk. Evlenmeseydin üremeseydin insanlıktan nasibini almamış testestoron torbasıyla.
Tepkiler:

1 yorum :

Vladimir dedi ki...

Bunların çoğunun çenesine vuruyor bir de illaki dinlemek zorundasın sanki adamları. Dar dar dar. Sus deyince de bozuluyorlar. Bir tavırlar falan...