27.3.11

rastgele

*bahar gelmiş, gitmiş, yaz geliyormuş, aman da amanmış. mevsimlerden bu yaşta tat almayı kestiğim için kendime kızmıyor değilim. ama yine de dünyanın güneşin etrafındaki dönüşüne göre motivasyonumu belirlemek mantıklı gelmiyor. Öyle olsa zaten bunu gündelik hayata da taşırdım. en iyi ihtimalle kışlıklarımı kaldırırım, tshirt giymeye başlarım; sevindirici haber.

ama tabii ki baharda da pek çok istemediğim şey olacak, olmamasını dilediğim şeyler gerçekleşecek, olmasını istediklerim olmayacak, yaz gelecek senaryo değişmeyecek, sonbahar, sonra yine kış,... her seferinde engelli maraton koşucuları gibi üzerinden bir bir atlamaya çalışacağım engellerin, bazılarını devireceğim, iyi de yarışın süresi de hedefi de yok diye bazılarını yanımda götüreceğim, bunun farkına vardığım için oyun oyun olmaktan çıkacak ve biraz dinleneceğim. benden çok daha önce çok daha beterlerini yaşamış güzel yazarların öğüt dolu satırlarından pay çıkaracağım, motive olacağım, yarışa geri döneceğim, tekrar koş koş koş.

*sarhoş bir erkekten daha kötü bir şey varsa da o da -zaten kontrolsüz olan- kadınların sarhoş olmasıdır. Çok fena.

*yansıma kanunlarını kullanarak kapalı mekanlarda içerisini süzen kadınları doğru camda yakalayın ve yansımanın yönüne göre göz kırpın. "lan gördü galiba, nasıl görür ya" diye hafif bir gülümsemeyle dağılıyorlar. komik

*erkekten duymak istediği yalanları duymaktan keyif alan kadınlardan daha kötü bir şey varsa, o da o erkekle evlenen kadınlardır. iki yalancının evliliğinden doğacak bebek her şekilde ölüdür kozmosda. kesinlikle.

*hayattan keyif alacağım diye basabildiği kadar enseye basıp can yakan insanların bir gün çok fena düşeceğini umut ediyorum. muhtemel.

*live by the sword, die by the sword. bir tek ibrahim tatlıses için geçerli değil sanırım. gerçek.

*dünyadaki her şeyde bir çıkar ilişkisi var. bununla yaşayamıyorsanız yaşamıyorsunuzdur. belki.

*onurlu yalnızlık > onursuz ilişki
Tepkiler: