5.3.11

ben, kendim ve eskiden

oyun oynamak bir hobiyken konu ondan para kazanmaya dönünce bazı şeyler değişiyor. Değişmeli de zaten. Sorun yok orda. Ama insan özlüyor arkasına bakınca bazı şeyleri. "Yine öyle olsun istiyorum ya ühü :(" değil bu. Olmasın da zaten. İyi ki öyle şeyleri yaşamışım diyorum ve özlüyorum. Şimdiyse o ne kadar trafik kazandırır, o ne kadar kar getirir, proje taslakları, takipler, yönlendirmeler, düzenlemeler, planlar, programlar öhöö. ayrı ipin mandalıyız. ama unutmadım.

Playstation ilk kez TR'ye girmiş. Tüm sony dükkanlarında koca tv'lerde PS1 oyunları dönüyor. Ben de tabii ki 2Dci bir mega drive'cıyım, nasıl aklım çıkıyor PS1'in grafiklerine. Bizim eve 25 dakka uzaklıktaki Sony dükkanının önünden günde 4 kere geçerdim o ekrandaki demoyu izlemek için. "Bir gün alcam lan seni" dediğimi bilirim. Zaten aldıktan sonra yeni evlenmiş damat gibi evden çıkmadım 1 hafta. Evet, adeta seviştim PS1'imle.

Sonra kominiti yayıldı. Mahalledeki PS1ciler arttı. akrabalara bulaştı. Tonla insanla oyun oynar, konuşur olduk. Evlere gidildi, turnuvalar yapıldı. SAbahlara kadar muhabbet oyun çerez kola... 400 kadar PS1 oyunu arşivim vardı.

Tabii ben o zamanlar da kontrolsüz değildim. 97-98'den bahsediyorum işte. Kontrolü kaybederek eğlenemezdim, kontrol bendeyse eğlenebilirdim. Sakin, risksiz, tehlikeden kaostan uzaksam tamamdı. Mesela bir kere Sarıyer'e yiğenlere gidip, oradaki bir arkadaşında kalmıştık 2.5 gün. Cuma akşam başladık, pazar akşamına kadar hiç uyamadan oyun oynadık. Gözler kan çanağı. Ben o gün ilk kez Metal Gear Solid oynayıp aklımı kaçırmıştım. İlkel bir ingilizceyle bile anladığım kadarıyla oyunu anlayıp Sniper Wolf bölümünde gözlerimiz dolmuştu. "Olm böyle bir oyun nasıl yapılır lan" diye saatlerce hayretler içerisindeydik. Boss'ları geçemiyor, bir birimize yardım ediyorduk. Yetmedi Resident Evil 2'yi 2 kere bitirdik. Işıkları açarak tabii. Üzerine Silent Hill 1 attık. Bir birimizi korkuttuk. Yetmedi Final Fantasy 8'i japonca oynadık!. Ben o menüyü nasıl çözdüm hala aklım sırrım ermez mesela! Ama ne kadar çok eğlendiğimi, mutlu olduğumu hatırlıyorum. Param yoktu, bi oyunlarım vardı ama keyifler güzeldi. Şimdi ne oynarsam oyniyim en fazla heyecanlanıyor ve büyük saygı duyuyorum sanat karşısında. Çok az da oyunum var paramın olmasına karşılık. O çocuksu kafayla oyunların dünyasına girmek çok ayrı bir olaymış gerçekten. Şimdi düşünüyorum da, bugün o derinlikte gelen başka konular bundan kaç yıl sonra artık, buna benzer yapaylıkta gelecek mi? Çok eğlendiğim, beraberken mutlu saydığım şeyler günün büyüsüne mi ait olacak sadece? Bunun cevabını bilsem bile, buna göre hareket etmek gerekir mi mesela? Bugün neyse o mu? Yapabildiklerimi yapmalı, gerisine şükretmeli miyim?

Bir yerde okumuştum, "bundan 20 yıl sonra yaptıkların için değil yapmadıkların için pişman olacaksın" diye. Ne kadar tehlikeli bir tehdittir bu ya.
Tepkiler:

2 yorum :

waterlily dedi ki...

resident evil 2 yi ben bir haftada bitirmiştim:))geceden geceye ama:))şimdi sadece mohjong takıntılıyım...

Volkan dedi ki...

nerden nereyeee :P

1 haftada bitirmek normal ilk seferde. sonra elin hızlanıyor. bir oturuşta hem Claire hem Leon ile bitiriyorsun çerez niyetine :D