6.12.10

sone 15

düşünüyorum da, dünyada büyüyen ne varsa,
bir an tutunabiliyor yetkinlik noktasında;
şu koca sahnede sergilenen tüm oyunlarsa,
gizliden gizliye hep yıldızların etkisinde.
bakıyorumda, bitkiler gibi çoğalıyor insanlar,
aynı gökten açılıyor ya da kapanıyor yolları;
gençlikte kabarıyor, inişe geçince sönüyorlar,
silinmeye başlıyor akıllardan gösterişli günleri.
o görkemli gençliğin geliyor gözlerimin önüne;
savruk zaman belki çöküşle tartışmaya girdi bile,
gençlik gününü, karanlık geceye döndürsek mi diye.
ama sevdiğin uğruna zaman'la savaşı sürdüren ben,
yeniden aşılıyorum sana, o ne götürürse senden...

Shakespeare'in en güzel sonelerinden. İçiniz mi sıkılıyor? İlaç gibi.
Sahneyi dünyaya benzettiği ilk sonesi ayrıca budur.



meraklısına İngilizcesi
When I consider every thing that grows
Holds in perfection but a little moment,
that this huge stage presenteth nought but shows
Whereon the stars in secret influence comment;
When I perceive that men as plants increase,
Cheered and cheque'd even by the self-same sky,
Vaunt in their youthful sap, at height decrease,
And wear their brave state out of memory;
Then the conceit of this inconstant stay
Sets you most rich in youth before my sight,
Where wasteful Time debateth with Decay,
To change your day of youth to sullied night;
And all in war with Time for love of you,
As he takes from you, I engraft you new.
Tepkiler:

2 yorum :

jazz dedi ki...

müthiş, 14. sonesini koymuştum ben de geçen ay. 8le 9u da çok severim. gerçi Shakespeare bu, hangi sonesini sevmeyebiliriz ki?

Volkan dedi ki...

haklısın. hangisini sevmeyebiliriz ki :) Belki sadece bazılarını daha az severiz. 9'a da bayılırım mesela. "the world will wail thee, like a makeless wife"