9.10.10

watt


“bay hackett köşeyi döndü, solan gün ışığında, az ötedeki bankını gördü. Dolu görünüyordu. büyük olasılıkla belediyenin ya da devletin malı olan bu bank elbette kendisinin değildi, ama sanki kendisininmiş gibi düşünürdü. Bay hackett’ in hoşuna giden nesnelere karşı takındığı tutumdu bu. Kendisine ait olmadıklarını bilir, ama onları kendisininmiş gibi düşünürdü. hoşuna gittiği için kendisine ait olmadıklarını bilirdi.”

Samuel Beckett'ın okumadığım tüm kitaplarını okuyacağım sanırım. Zira "Watt" harika bir kitapmışş. Kendisi her ne kadar kitabı, savaşın bitmesini beklerken alıştırma olarak yazdığını söylese de, inanasım gelmiyor. Her sayfası ayrı bir tokat, başka bir soru işareti. Oldukça ağır, takip etmesi oldukça zor. Uykudan önce okunan kitaplardan biri asla değil ve düşündüren, içindeki şifreyi almaya tembellik eden okuyucuların nefret edebileceği düzeyde. Henüz bitirmedim ama okuduğum kısmı bile yeterince mükemmeldi. Bitirince belki son yorumumla bu post'u güncellerim.
Tepkiler: