4.10.10

sweet dreams

ayık kafayla mı uyumak daha kötü yoksa alkollü kafayla mı, emin değilim lan artık. çok alkol aldığımda genelde öyle mutlu çocuklar gibi uyuyamam. tüm dolaşım sistemim eşek gibi hızlı çalışır, çarpıntım olur, kafamda bombalar patlar, durmadan dönerim, saç diplerim kaşınır filan. o yüzden o kıvama gelmeden bırakırım ama artık damla içmesem de, daha beterleri oluyo usta. valla bak.

geçen gün biri resmen başucumda bana "Volkannn!!!" diye bağırdı. euzubismillah diye kalktım baktım. E yok tabii ki biri ama resmen biri emir verir gibi bağırdı ya bana ve yarı uyanık haldeydim. bilim nasıl açıklar bunu?

Ondan önceki gün de rüyamda hasta oluyorum. öhöhöhö öksürmeye başlıyorum. elimle ağzımı bi kapatıyorum, elime bir bakıyorum minik beyaz kurtçuklardan yüzlerce! her öksürdüğümde kurtçuk fırlatıyorum resmen. sonra sanki uyanıyorum rüyamın içerisinde ve test ediyorum, yastığa doğru öksürüyorum "gerçek miydi lan" diye, ve öhöhö ağzımdan yine yüzlerce kurtçuk dökülüo. ananssss diye elimi ağzıma sokup temizlemeye çalışırken uyanıyorum yine. etkisi devam ettiği için hemen su içip çalkalayıp tükürüyorum yere. sonra bir rüya gördüğümü anlıyorum ama hep bi kuşku içimde; "ya varsa lan harbiden".

Yetmiyor tabii ki. bazı sevdiklerimin ya cenazesine gidiyorum, veda konuşması yapıyorum, ya da çok uzaklarda bana ihtiyacı olan birine bir türlü yardım edemiyorum. elim ayağım tutulmuş, felç geçmirmiş gibi hissedip sinir krizleri geçiriyorum böyle. O da yetmiyor, balkonda otururken deprem oluyormuş ve aşağı düşüyorum. düşerken alk kattakilerin çamaşır iplerini tutmaya çalışıyorum ama hiç yakalayamıyorum. zaten hep bir deprem fobim var, bugünkü deprem de tuz biber oldu sağolsun. Çok yakında buralardan siktir olup gidersem, sırf bu yüzden olacak valla.

bi sağlık sorunum çıkacak gibi sanki, bu rüyalar ona dalalet, yoksa ben bu kadar sendroma dönüşmüş rüya görmem ama du bakalım, hayırlısı.
Tepkiler:

26 yorum :

imge dedi ki...

konu ilgi alanıma girdiği için yorum yapmadan geçemedim.rüyalarla ilgili uzun bir yazı da yazmıştım bloğuma.çok takılırım rüyalara ve çıkan sonuç hep aynı.rüyalar ancak ve ancak bizim korkularımızı gösterebilir.psikolog olarak yorum yapmışım sayma,sadece bir blogcu olarak benim yorumum bu.korkularımızı farklı farklı kılık kıyafete bürünerek gösteriyor bütün rüyalarımız.o yüzden bir sağlık problemin çıkacağını düşünmüyorum.ama insan hayatta en çok neyden korkuyorsa da bi gün onunla yüzleşiyor,yani mutlaka çekiyoruz korkmaya devam edersek.ona dikkat etmelisin derim ben;)

Volkan dedi ki...

ilgin için teşekkürler imge :)
evet, ben de korkularım, yoğun hislerimden dolayı bu rüyaları görüyorum diye düşünürüm genelde (bol tuzlu bir şey ye, sulardan sulara koş rüyanda, o misal :)) ama ne bilim, ağzımdan kurtçuk kusmam bir korku değil. Belki dişim çürüyor çaktırmadan diye düşünmüştüm mesela :)) gaipten sesler duymak gibi bir korkum da yok, onu da şiddetli baş ağrısı veya hastalığına yorabilirim her an :) Diğerleri evet, korkulara tekabül edebiliyor. ama ben korkularımla yüzleşmekten hiç korkmam tam tersi :) böyle de bozuk bi metabolizmam&psikolojim vardır ehe :P

imge dedi ki...

=)benim rüyaları araştıran psikologlardan vs anladığım kadarıyla gaipten sesler duymak yine gerçek hayattaki ses duymanın karşılığı olmayabilir bambaşka alakasız bişeydir.mesela o kurtcuklar gene rüyada benzer bişeye karşılık gelmiyor olabilir.gerçek hayattaki sıradan basit bir korkunun rüyada giydiği elbise olabilir.ancak senin hayatına uyarlandığında analiz edildiğinde anlaşılabilir bence.ben freud'un yalancısıyım:P

Volkan dedi ki...

uuuuvv :) işimiz daha zorlaşıyor eğer başka bir şeye denk gelen bir kimlik konusu gerçekse :) Allah bilir neye denk geliyor :)) En iyisi "üstüm açık kalmış" diyip işin içinden sıyrılmak :)

deri koltuğunuz da var mı acaba :p

imge dedi ki...

:):) işin içinden sıyrılmak bazen iyi yöntem evet:)sonra başka yerden çıkıvermezse.
deri değil koltuklarımız ama olsun:p

Volkan dedi ki...

yok yok, "kaçmalıyım" demek istemedim. hiç huyum değildir, dediğin gibi başka yerden çıkar, ama yapacak da şu an pek bir şey yok benim için. Bekleyip göreceğiz :)
Kadıfe mi? Kadife rulz <3

imge dedi ki...

kaçmayı huy edinmiş biri olsaydın zaten bunlara kafa bile yormazdın bence de:)..ben de öle çok dinlerim kendimi.içimi..

yok kadife de değil:D

Volkan dedi ki...

iç dinleyiciler :)
çok rahatlatan bir şey olmasa da, dinlememekten iyidir sanırım.

kadife de değilse, nedir yahu :) çok gizemlisiniz bu konuda :pp

imge dedi ki...

kesinlikle katılıyorum işte buna..dinlememeyip hiç bişeyden haberdar olmayacağıma,dinleyip canımın sıkılmasını ya da aklımın karışmasını tercih ederim:)

pek gizemli bi yanı da yok aslında..gayette ikea koltuğu,kumaş:D

Volkan dedi ki...

tabii kadınların genel olarak aklının karışık olması ayrı bir şey, bu konudaki kafa karışıklığı ayrı bir şey :)) Biri default olarak geliyor - ki zararı vardır genelde, ama bunun yararı çok bence. Sen daha iyi bilirsin tabii ki :P

ikea, hem de kumaş :) ama öyle tadı çıkmaz ki :P tedavi olamam ben.

imge dedi ki...

bnmki o defaultlardan deil..yani belki default çok karmaşa vardır tabi bende de ama burda bahsettiğim ikincisi evet:))
demi ama ikea deyince böle dandik bişi geliyor akla:D.öyle belki ama rahat.hem olsun imaj hiçbişey:)yahu ne uzattım.sayfandaki anlamlı yazının iyice dışına çıkar oldum.ve sustum:|

Volkan dedi ki...

ah ne demek. anlamlı yazıymış. dışarı çıkılmışmış... şurada bir psikologa içimi döküyordum ne güzel, sen bilirsin tabi :((

:p

imge dedi ki...

psikolog ama deri koltuğu olmayan:))hatta kadife bile değil.hehe..
ben senin için demiştim.sayfanı işgal ediyorum die))yoksa bu böle gider.

Volkan dedi ki...

"ikea psikolojinizi düzeltir" bak reklam sloganı bile buldum asdsfdf :P

işgal olarak konuya yaklaşıyorsan, imge hanım size sorum var, valla, ciddi:
- takıntılı insan takıntılarından nasıl kurtulur? ama kurtulmak istemiyorsa bundan? yöntem?

(doktor görünce "ya belim ağrıyor, nedendir acaba usta diyen Türk modeli ben ahaha )

imge dedi ki...

:D:D
eğer ciddiye bende bir psikolog olarak cevap verim o zaman:P
bi kere ben hastalığa göre tedavi değil hastaya göre tedavi yaklaşımını benimsemiş yeni bir psikoloğum=).yani kişiye göre onun yaşanmışlıklarıyla değişir bütün belirtiler.o yüzden kişiyi tanımadan onun yaşanmışlıklarını öğrenmeden anlayamayız.eğer takıntıysa şu yöntem yada panik ataksa bu yöntem diyemem.herkeste farklı bir yöntem çünkü.

Volkan dedi ki...

hastaya göre tedavi..:) tuttum bunu.
peki kişiyi nasıl tanıyorsun?

imge dedi ki...

onu ancak seansta danışanla beraber halledebiliriz.gelip kendini tanıtması lazım..çocukluş yaşantılarından,kafasındaki problemlere kadar,hal ve haraketlerinden oturuş kalkışlarına kadar hepsi birer ipucu.eğer obsesyonları varsa bunlar hangi düşünceleri yüzünden oluşmuş yada neler yaşamışki böyle tepkiler veriyor bilmek lazım.sen kurtulmak istemiyorsa demiştin.sorunu çözmek için kişinin istekli olması çok önemli bide.
özetle böyle benim yöntemim:)

Volkan dedi ki...

o zaman sırf tanımak bi 5 seans sürer, 10 seans da tedavi :))

evet istemiyor kurtulmak, ama kurtulma kgerektiğini biliyor diyelim :) kişi istemese bile tedavi edebilecek bir yöntem yok mu yani?

kaç hastan var peki?

(merakli kişilik :))

imge dedi ki...

psikoloji ile ilgin var galiba merak ettiğine göre=)
istemeden olmaz evet.hastanın inanması ve istemesi en önemlisi.hasta da demek yakışmıyo aslında.danışan diyelim:))

Volkan dedi ki...

ah sizin şu sıfat kullanımları da öldürüyor beni :) Otellerde de müşteriye "misafir" diyorlar inatla :)

psikoloji ile aram merak, ufak çaplı da araştırma okumaktan ibaret. insan psikolojisini asla anlayamayacğaımı biliyorum ama bilmek hoşuma gidiyor. tedavi amaçlı değil elbette, daha çok "daha iyi tanıyabilmek" için. Psikolojiyi kendi çıkarlarım adına kullanıyorum kısacası ahah :)

(bunca yorum sonrası benim psikolojim sana ne diyor acaba, bunu da merak ettim :O)

imge dedi ki...

:D iyi düşünüyorsun aslında.psikolojiye ben kendimi tanıma amaçlı merak salmıştım.sonra bir de baktım okul bitmiş.zevkli bence insanın kendini tanıması.zaman zamanda karşındaki hakkında ipuçları oluyo ekstradan.
senin psikolojin hakkında hele de böyle bi sanal ortamdan ne desem yalan olurda:)çok yakındığım bi konu var.gelenler böle mucize bekliyorlar.pıt diye sorunlarını halledicez sanıyorlar.yada ''şöyle bak bakalım bana bnm psikolojim neymiş''diolar=)medyummuşuz gibi:P
sözüm sana değil tabikide.o başka bir durum;)

Volkan dedi ki...

kendini tanıyabiliyor musun peki gerçekten? Onun bitmeyen bi süreç olduğunu sanıyodum ben :)

yakındığın konuyu ben de yapmıştım açıkçası. bi kaç sene önce gitmiştim ve gerçekten düzeleceğimi umuyordum. baktım bir şey olmuyor, çözümleri kendimde aramıştım. Sonuç (kısmen) başarılı oluyor. Sizlerden böyle beklentiler olmasının ilk nedeni hastane gibi olaya yaklaşıyor oluşumuz ister istemez. Başın ağrıyor, hapını atıyosun geçiyor. Bu da böyleymiş gibi geliyor, naparsın doktor hanım :)

tabii benim denk geldiklerim, yıllarca o alay edilen klişelere sahip uzmanlardı. yani o kadar laf ediyorsun vs, ama seni o kadar yüzeysel bir kabın içine koyuyor ki, oho yani, sana ulaşana kadar bi 20 seans daha yol almak gerekcek sanki. O da para ve zaman kaybı.

Elbette sana öylesin demiyorum :)) blogundan takip ettim kadarıyla insanları çabuk yakalıyorsun, farklı gibisin bu konuda, sana danışanlar ne diyordur acep :)) (merak goes on)

imge dedi ki...

:)kesinlikle bitmeyen bir süreç.ama ben danışan olarak gittiğimde bir psikoloğa kendim hakkında çok şey öğrenmiştim.sonra bu bölümü okuduktan sonrada bir çok davranışımın sebebini keşfettim..ama sonsuz tabi bu süreç.baş ağrısı örneğini verecektim ben de sen söylemişsin:)sebep kesinlikle o.
bir kabın içine sokmak çok yanlış.sanırım önceleri öyleymiş.ama şimdi hastaya göre tedavi demiştik önceki yorumlarda,burdan da anlaşılıyorki tedavi yöntemi her bireye göre değişmeli.klişe kalıplar yok yani:)
dediğin çok doğru uzun seanslar sürmeli tam anlamıyla tedavi.bir insanı tanımak bir iki seansta hallolacak gibi bişey değil.ama masraf insanlara ağır geldiği için çok az tamamlanıyor seanslar.yurtdışında bu işleri devlet karşılıyor.bence olması gereken de bu.ama bizim ülkemizde böyle birşey olduğunu düşünemiyorum bile:))

Volkan dedi ki...

oh, sonsuz süreç konusunda yanılmıyor muşum, bende bir sorun var sanıyordum ben de :)

hastaya göre tedavi, artık herkesin uygulamak zorunda olduğu bir şey mi? Yoksa sadece yeni mezunların uyguladığı mı, atıyorum 10 yıllık olanlar da böyle mi? Benim cevabım: Hiç sanmıyorum :) gayet klişeler, herkese neredeyse aynı şeyi söylüyorlar.

ssk'da öyle bir hizmet var aslında, ücretsiz ama çok iyi olduklarını söylemiyorlardı. Ama genel olarak ücretsiz olsa, ohooo, halkımız sömürür sizi yemin ediyorum :) "bababm beni hortumla dövüyordu"dan bir girer 3 saat bıkbık :) ama standart, makul bir fiyat skalası olsa, daha çok talep olur bence, zira ruh hastası kaynıyo istanbul :)

imge dedi ki...

yok uygulamak zorunda oldukları bişey değil.ama psikoloji camiasından geri kalmamaışsa bundan haberi olmalı.bazılarınınsa haberi var ama klişe yöntemleri kullanmak elbetteki kolaylarıne geliyor.biraz moralsiz olan birine depresyon tanısı koyup ona göre yol almak gibi mesela.

benim gibi yeni mezunların benim gibi düşündüklerini düşünüyorum.ama kendini güncelleyen eski bir psikolog da bunu biliyordur:)

devlet hastanelerinde ülkemizde psikologlar tabiki var ama düzenli seanslar uyguladıklarını pek görmedim.genelde 15 dakika konuşup gönderiyorlar.gerçi yurtdışında da bu devletin karşıladığı psikolog ücretlerinin kötüye kullanıldığını duymuştum.=/ insanoğlu herşeyin istismarının bir yolunu bulmakta çok yetenekli;)

Volkan dedi ki...

bu arada hasta oldum sayılır, gırtlağım tahriş gibi ve öksürüyorum hafiften :))

Benim aklıma yazacak çok şey geliyor gördüğün gibi, sohbetine doyum da olmuyor, msn gtalk skype gibi şeyler kullanıyor musun acaba diye şey ettim -_-