21.9.10

Lovers of 6 Years

-"Hani, denizde boyunu aşan yere geldiğinde, ayakların kuma bir değer bir değmez ya...Biz de aynı öyleydik. Elimi uzatsaydım, dokunabilirdim. İkimiz de, aslında olmayan bir şeye, körü körüne bağlandık."

-"Ne zamandır?"

-"Sanırım uzun zamandır."

-"Bir mazeret gibi gelecek ama, seni
kaybedebileceğimi hiç aklıma getirmemiştim."

-"Evet biliyorum.
Benim için de durum öyleydi."

-"İkimiz de sütten çıkmış ak kaşık değiliz yani."

6 Years in Love (veya Lovers of 6 years) adlı bu Kore filmini aslında bu cümleler özetler nitelikte... Ergenlik döneminden beri beraber olan bu iki sevgili, altı yıldır aynı hayatı paylaşmaktadır. Birlikte büyümekte, birlikte öğrenmektedirler. Güzel bir ilişkileri vardır, ama zamana karşı koyabilecek kadar güçlü bir ilişkileri yoktur maalesef. Erkek taraf (Jae-yeong) artık aynı yüzü görmekten biraz sıkılmış, aynı şeyleri baştan ve baştan yaşamaktan bıkmıştır. Kadın tarafı (Da-jin) erkeğe gölge olmaya başlamış, onun yaşam alanına el atmaktadır. Nefes almakta güçlük çeken erkek, başka bir yüzde heyecan duymaya başlarken, bu nadide Kore filmimiz de bize Türkler ile Korelilerin aslında çok da farklı iki ırk olmadığını göstermektedir.

Jae-yeong, belki “başkasına aşık olmalıyım” diye karşı tarafa yaklaşmasa da, karşı tarafı heyecanlandırması, karşı tarafın onda Da-jin’in çok önce görmeyi unuttuğu şeyleri bulması, olayı cazip hale getirmektedir ama durumu da iyice dibe çekmektedir. Da-jin’de bu soğukluğu hisseder ama tam olarak anlamlandıramaz. 6 yılda inşa edilmiş bu güven, öyle kolayca yıkılacak gibi değildir ama Da-jin’de artık büyüdüğünden ve duygularına hakim olamadığından, içinde olduğu boşluktan dolayı çalıştığı arkadaşına karşı duygular beslemeye başlar ve kısa sürede bu duygular karşılıklı bir hal alır. Arkadaşı yakışıklıdır, uzun boyludur, idealisttir, değişik hobileri vardır. Özlediği hisleri hatırlatır ona. Biz de zaten genelde iki tarafın bu hale nasıl geldiğini ve ne tarafa doğru gideceğini izleriz.

Kore filmlerinin bir diğer güzelliği olan detaylar, bu filmde de kendisini gösteriyor elbette. Örneğin erkeğin giderek odunlaştığı, arabaların, maçların sevgilisinin önüne geçmesi, kadının ilişkisine önce sahip çıkması ama sonra çok kolay iteklemesi, kıskandırma çabaları, ilgi bekleyişi gibi pek çok psikolojik detaylar dikkatinizi çekiyor. Filmin baştan sona kadar hüzünle dolu olduğunu söyleyemem; yer yer gülebiliyorsunuz. Çünkü bu durumda gerçekten gülünecek bir hal var ve onu yansıtmaktan hiç çekinmemişler. Ha bitti ha bitecek denilen bir ilişki kötü olabilir ama arkasındaki bazı nedenler gerçekten de komik olabilir. Bunu izleyince görebiliyorsunuz ama tabii ki film, benzer ilişki yaşayanları duygulandırabilecek düzeyde. Etle tırnağı ayırmak zaten çok zor iken, ihanetin konuya dahil olması dramatik yapıyı güçlendirse de, sızıyı da artıyor yüreğinizdeki. “Zaten hayatın gerçekleri bunlar olmamalı” diyorsunuz “ama bu bir film” diyene.

Film birazcık da çiftin iç dünyasından çevresine de sıçrıyor mesela. Çünkü bir ilişki asla bir ilişki değildir; çevresine de yayılır. Aile, arkadaş, iş tarafları genelde bu tip filmlerde es geçilir ama bu filmde es geçilmemiş. İyi veya kötü bir çevrenin de ilişkiye neler kattığını kendi içinde sorgular bir yapısı var. Zaten film genelde “bir hikayem var, aha budur” demek yerine, bir deneme, bir sorgulama çabasında. Eğer böyle böyle olsaydı, nasıl olurdu, çiftler nasıl davranırdı, 6 yıldan sonra neler yaparlardı gibi sorular sorup size kendince örnekler sunuyor. Örneğin Da-jin mutluluğu kendinde arayabilir, giyip kuşamını değiştirebilir, yeni hobiler edinebilir, olgun davranabilir, Jae-yeong ise evini değiştirebilir, kötü taraflarını atabilir, yaşamayı öğrenebilir. Olabilir yani. Gerisi zaten zamana kalmıştır. Onu da zaten filmin sonunda izleyebilirsiniz. 500 Days of Summer tarzı, ama Asya tarafından konuya yaklaşan filmlerden bir örnek istiyorsanız, buyurun derim... Çok ilginç, bir film çek deselerdi, buna benzerdi her halde.




Tepkiler:

2 yorum :

Yasemin Şahin dedi ki...

çok merak ettim...

Volkan dedi ki...

büyük beklenti yaratmak istemem film konusunda, çünkü çok daha iyileri var Kore semalarında, ama bu film iyi bir tespit filmi her açıdan. Bulabilirsen, öneririm :)