6.7.10

Üzerimizden Sonisphere ve Unirock geçti

Biraz geç oldu ama anca zaman bulabildiğim sayın okuyucu.

İstanbul arkasında, Sonisphere ve Unirock gibi oldukça metal dolu günler bıraktı. Toplam 6 gün sürdü ama 10 gün içinde 6 gün konser olunca, bu bünye zor dayandı.

Hangi grupları izledim, neler oldu, performanslar nasıldı, başlıyoruzzzz

Alice in Chains: Henüz ilk günü ve heyecan had safhadaydı. İş, trafik, yemek filan derken AiC'i yakalayabildim. Stad çok olmasa da dolu izlenimi veriyordu. Mekana girildi. Daha 3 adım attım eski dostlar karşıma akın akın çıkmaya başladı. Hepsini kısa kestim çünkü AiC izlemek istiyordum. Çok hastası değilim grubun ama kesinlikle saygı duyuyorum. Hi çbir şey olmasa bile Would'u canlı dinlemek şarttı. Seyirci pek sakindi ve pek de sallamıyordu ama aralarda gerçekte AiC fanları eğlenmesini de biliyordu.

Sonra sahne önüne geçildi. Rammstein'ın çıkmasına 1 saat vardı. Perdeler filan indi, koca sahne arkasında ne yapıyorlar göremedik. Rammlied ile cool bir giriş yaptılar. Acayipti konser. Böyle tiyatrak, böyle alt metinleri olan, düşündüren ve çoşturan, eğlendiren bir performans daha önce kesinlikle izlememiştim. İnsanlar sahnede olup biteni kaçırcam diye azamıyordu bile, aval aval bakıyorduk. Harika bir setlist'le çıkmadılar ama kesinlikle bizi avucuna aldı Ramm. Du hast gibi tırt bir parça bile acayip gözüküyordu gözümüze. Pussy'de üzerimize sabun köpüğü sıktı dakikalarca Lindermann. sonra da konfeti. Arada acayip havai fişekler, konfetiler filan atıyor bu adamlar. Hazırlıksız yakalanırsan ağzın burnun yamuluyor walla. Lindermann ok gibi bir şeyle havaya 2 tane roket gibi şey attı, tısss diye gitti o, aa dedim ne kadar da sönüktü önümü döndüm, sonra o 2 füze fışşşştt diye son sürat kulağımın dibinden gelip sahnede patlayınca ne yalan söyleyeyim, aklım çıktı. Bi kaç yerde de resmen kaşlarım yandı sandım. İstanbul'un bugüne kadar gördüğü en iyi sahne şovuydunu gösterdi Rammstein. Belki U2 geçer. Daha sonradan öğrendim ki, guide'ları olan Seda, elemanları Ortaköy'de, dibimdeki kokoreççiye götürmüş! Ulan bi denk gelssem adamlara orada kalp krizi geçirebilirdim!

Ertesi gün, orta şekerli yorgunlukla Volbeat'in yarısına yetişebildim. Seviyorum Volbeat'i, eğlenmeyi de eğlendirmeyi de beceriyorlar. Keşke hepsini izleyebilseydim. Umarım tekrar gelirler ama daha ufak bir mekana. Daha güzel olur bence böylesi. Garden's Tale'ü bağıra çağıra söylemek süper olay.

Sonra beklemeye koyulduk, alkol yemek filan tükettik, Hayko çıktı, Dio tshirtüyle mesajını verdi, parçalarını söyledi ve gitti. Kötü bir performansları yoktu ama Hayko böyle geniş kitlelere hitap edebilecek biri değil. Bar grubu çok net.

Ve işte benim grubum. MANOWAR. Ergenliğe geri dönüş. her şey ful gaz. Vatan millet sakarya resmen. Grup sahnede zaten 1 saat kalacak ezikliği varken daha bi "zevkimi almalıyım 1 saatte" endişesi... Ve sahnedeler. 5 yıl geçmiş aradan, Manowar'da değişen tek şey davulcu Hamzig (ilk davulcusu). Gayet süper adam, hayranı oldum. Manowar ile girdi babalar, sonra sapıttılar tabii, Call to arms, thunder in the sky, house of death gibi Hit olmaya nşeyler çaldılar. Neyseki sonda black wind, fire & wteel çalarak gönlümü kazandılar ama ben çoktan 2,5 kilo vermiştim. Joey arada türkçe konuştu, Big Four'a küfür etti, ettirdi. Çok efsanevi bir sahneydi gerçekten. Joey biraz salak ama bu işlerden kesinlikle anlıyor. Bu olay bi 15 yıl konuşulur Türkiye'de. Seyirci de resmen yamyam gibiydi. en az 10.000 kişi sırf Manowar için gelmiş olabilir o gün. Yani Manowar kesinlikle yakın zamanda tekrar, tek başıan gelip 2 saatlik konser vermeli, Gods of War'dan da birşeyler çalmalı!

Manowar sonrası pilim bitti, sesim tükendi ama Accept'i kaçıramazdım. Müptelası değilim ama abi, alman heavy metali yani, 5-6 hit parçasını da çok severim, izlememek olmazdı. Sahne önü epey boşalsa da ben yere oturdum izledim cayır cayır. Yeni vokalist de resmen UDO'nun klonu. Bu kadar mı benzer ses.

Geldik Pazar'a. İşte dananın kuyruğu bugün kopacaktı. Big Four sahneye sırayla çıkıacak, tarih yazılacaktı. İlk iki grup Türk grubuydu. Gren güzel grup walla. Bi yerden bulup dinleyin. Foma'yı sevmiyorum ben.

Sonra çok rahat en öne geçip Anhrax'ı bekledik bi kaç arkadaş. Millette sıfır heyecan ama. Muhtelemen çoğu ilk kez dinledi o gün Anthrax'ı. Scott Ian harika herif. Son derece enerjik ve çok gaz. Bir dakka izlemekten kendimi alamadım. Millet de tam tersi, bir efsaneyi izlediğinin farkında değil. Metal Thrashing Mad çalıyorlar, Indians çalıyorlar millette fıss yok. Belli ki herkes Metallica için gelmiş, sıraya girmiş, katlanıyorlar bunlara işte.

Sonra sırada Megadeth vardı. En en önden izlemeliydim. Bu benim Dave Ellefson'lu megadeth ilk izleyişimdi. Önemliydi. Sahnenin ortasının az soluna yakın yerde en öne yapıştık. Ütülü beyaz gömleğiyle (aşırı beyaz hem de yaa) MegaDave sahnedeydi. Acımadılar holy war ile giriştiler. nefesim kesildi bi an yemin ediyorum. sonra da bir hangar 18 gelmesin mi, oy oy. in my darkest hour zirveydi kendi adıma. bir kaç ses telimi kaybettim bu parçada. hah, you're not there!... Ama ses sorunu çok büyüktü. Güzel gelmiyordu ses. Dave çıldırdı gitti amfiye filan vurdu, ekibe kızdı. hiç keyfi kalmadı sahnede. Kötü bir sesle çalmaya dayanamıyor Mustaine. Tüm özlemimi arkada bıraktılar valla, helal olsun dedim, selamladılar seyirciyi ve gittiler. Sonra öğrendik ki Mustaine tüm röportajlarını iptal etmiş, kimseyle görüşmemiş, gezmemiş filan. Karı tribi var adamda ahuha.. ama her yerde her zaman Megadeth > Metallica !!!!

Ben de madem en öndeyim, yerimi kaybetmemeyim diye ayrılmadım yerimden. Ama açımmmm, susuzum, yağmur yağacak denilen hava da maşallah 30 derece alnımda. ondan bundan su yalvardım valla, napim.

Slayer elemanları cayır cayır geldi. 3. Slayer izleyişim bu. En iyisi değildi kesinlikle ama Lombardo harbi efsane bir davulcu. Ahatapot robot desek yeri. Tom omurgasından hasta olduğu için o ünlü kafa sallayışını hiç yapmadı. Öyle kukla gibi durdu, sürekli güldü, karısını gidip öptü. Hala tapıyor adam karısına. Oldukça da yaşlanmış, beyazlar düşmüş her yerine, Jesus christ olmuş vesselam ama bu versiyonu adama ters haca taptırır! Çoğu hit'lerini çaldılar 1 saate. Chemical Warfare süpriz oldu benim için. Ön taraflar çok sakindi ama saha içi arka taraflarda ölümcül mosh pit'ler olmuş. Bir çocuğun kalbi durmuş da 20 dakika şok basmışlar. Ambulans kalkmış gitmiş neyse ki kurtarmışlar çocuğu. Slayer öldürür adamım!

Her şarkıya eşlik etmiş, olabildiğince kudurmuş, zerre oturmamış, aş susuz ve tuvaleti olan bir Volkan ne kadar enerjikse o kadar şekilde Metallica'yı beklemeye koyulduk. Stad artık %95 oranında doluydu. Beleş tepe bile en kalabalık gününü yaşıyordu. Meksika dalgaları yapıldı, tezaruhatlar edildi. Kim ne derse desin Metallica tanrı gibi karşılanıyor bu ülkede.

Creeping death ile çıktı Metallica. Ses muazzam güzeldi (kendi setup'larını kullandıklarındandır). Ve ilk kez tüm elemanları uzansam yakalaycak kadar yakından izliyordum. James, Kirk, filan harbi yaşlanmış. Nerede o sahnede kotlarını parçalayan, içip deliren, kafa sallamaktan kan revan olan adamlar, nerede bu baston yutmuş amcalar. İyi çalıyorlar (gerçi bir kaç parçada anlamsızca fena sıçtılar bkz One). Klasik Metallica showu izledik ama 2008'de geldiklerinden kesinlikle daha iyi ve enerjiktiler. Master of Puppets abanmadılar hep. Trapped under ice çalmaları epey sürpriz oldu. Tabii ki çoğu ergen bilmiyordu parçayı. Sonlara doğru performans güzelleşmeye başladı. Seyirci de zaten korkunç iyiydi. En önden arkadaki 50bin kişinin sesini duyunca gerçekten tüyleriniz ürperiyor. Seek and destroy öncesi "unforgiveeeeennn" diye bağıran tüyü bitmemiş ergene de ayarını verince, artık hazırdım finale. geri kalan ses tellerimi de söküp atınca Big Four mevzusu, hiç ölmemek üzere kapanmıştı İnönü stadında. Duygusal dakikalar yaşandı...

Sonuçta, yıllarca görülmedik arkadaşlar görüldü, bir daha belki hiç dinleyemeyeceğimiz gruplar dinlenildi ve hala "azınlık" gözüyle bakılan metalin İstanbul'da ne kadar güçlü olduğu görüldü. O fiyata o stadda Türkiye'den hangi sanatçıyı koysarsan koy dolduramaz. Konu metal olunca 3 kere doldu valla. Haber programları filan da konuyu buraya kaydırdı zaten. 80'ler, 90'ların başı metal öldü derken hala eşek gibi güçlü olduğunu görünce pek üzülseler de bunu haber yapmaktan çekinmediler. Ha, bir de şu emo MEtallica hayranları olmasa, daha mutlu bir dünya olabilir burası!

Ben hayatımda hiç bu kadar yorulmadığımı eve gelince anladım. Bütü netlerim sızlıyor. Ayaklarım şişmiş, midem yapışmış. Saçlar leş ter. 2 kere banyo yapınca anca temizlenebildim. 3 gün sesim travesti jale gibi çıktı, iğrençti. sonra geçti. Geçti ama Unirock vardı lan!


Unirock elbette oldukça extreme ve underground kalıyor sonisphere'a göre ama gelen gruplar kulvarlarında oldukça sağlam gruplardır, sevin veya sevmeyin...

İlk gün yine cuma'ya geldiğinden Entombed'u kaçırarak anca Behemoth'a yetişebildim. Bu polonyalı zebellahları daha önce 2 kere izledim, ikisi de muhteşemdi. Bu sefer ses biraz kötü olduğu için ve gündüz vakti olduğu için, konseptlerini tam yansıtamadılar ama yine de gümbür gümbür çalıp indiler. Hemen arkasından overkill çıktı. Ben overkill'i hiç sevemedim. Öyle herkesin bildiği bir kaç parça dışında ilgim de alakam yok overkill'e karşı. Fuck you söyleyip ter attım. Ama ünlü Amerikan death metal devi Cannibal Corpse çıkınca sahneye işler değişti. Yemin ediyorum böyle kamyon grup yok dünyada. Takır takır, hatasız, metronom yutmuş kadar abanıp, böğürüp tecavüz ettiler millete. George fisher da bildiğin grayder gibi adam. 1 ton filan olması lazım. Boynu yok, löp et, löp kafa adam. İnanılmaz kafa salladığı gerçekmiş. Biraz daha hafif olsa havalanır pervane yaparken. Ağzım açık izledim tüm konseri ve Hammer smashed face'te kayış koptu tabii. Kült bi parça daha dua gibi okunmuştu ve boyunlar incitilmişti. Seyirci biraz sakindi diğer ülkelere göre. Normalde CC sahnedeyken gökten adam yağar yani, burada biraz mosh pit gördüm o kadar.

Cumartesi günü orada olmamın tek nedeni AMORPHIS'tir. Önceki iki konserlerinde amorphis'le pek ilgili olmadığım için kaçırmıştım (Spica konseri hala anlatılır) ama bu sefer bundan sonrakileri asla kaçırmam. Hayatımın gruplarındandır Amorphis. Anısı vardır, hüznü vardır, sevinci vardır, gazı vardır, hayali vardır, acısı vardır, huzuru vardır da vardır... Yine önde yerimi aldım ve kendimi Tomi'nin büyüleyici sesine bıraktım. Adamdaki saç kimsede yok lan! Hem rastalı hem yerlere kadar değiyor. Bir sallıyo, valla helikopter gibi. Bi de ağır, resmen taşımakta zorlanıyor. Gerçekten hastasıyım sesine Tomi'nin. Clean'den brutal'e filan geçişleri çok başarılı. Setlist çok iyi değildi. Saat 12 yüzünden de bi üç parça filan eksik çaldılar ama House of sleep, from the heaven of my heart, black winter day filan dinledim, huzura kavuştum resmen. En kısa sürede tekrar gelseler 3 gün 3 gece dua ederim! Ha tabii kulise gidip tanışma fırsatımı sırf yorgunum diye tepmedim mi, teptim :P

Üçüncü günse Unirock'ın en çoşkulu günüydü. Makine'yi es geçtik, Heaven Shall Burn'ü de trafik yüzüne kaçırdık. Ama Korpiklani'ye yetiştik şükürler olsun ki. Lan bu grup çok eğlenceli. Ayyaş herifler hem eğleniyorlar konser sırasında hem de eğlendiriyorlar. Kesinlikle tüm konserleri çinde izleyici en çok eğlendiren grup bunlardı. Kol kola girip dans ettik, hopladık zıpladık garip Finli hareketler yaptık, sonra ses kulesini tavaf edercesine koştuk durduk, acayip bi pit'ti yani. Ama gelecek kıyametten haberimiz yoktu! Obituary kesinlikle unirock'ın en metal grubuydu. Jilet gibi kestiler milleti. Kollara kafalar havada uçuştu. Muhteşemlerdi. Kopmamış boyun kalmamıştır sanırım. O çiğ gitar tonu ve iblisvari vokal altında kalmamak imkansız. Kanım çekildi yemin ediyorum. Kesinlikle tekrar izlemek lazım kapalı bir mekanda. Çok eskilerden çalmadılar ama duruşları yeter lan! mid tempoda ye beni! Çok ceset çıkar oradan ufak bir mekanda konser yapsalar, söyliyim.... sıra nevermore'a geldiğindeyse benim artık duracell pilim bitmişti ama Warrel Dane abimizi severim, hem Sancuary'de hem de kendi adını taşıyan grupta pek süper işleri vardır ama Nevermore'u bi kaç parça dışında ben kabullenemedim bir türlü. Acayip iyi gitarlar sahip uzu nparçalar bana göre değil. Grubun performansı iyiydi. Sancuary'den hiç parça çalmamalarına acayip bozuldum ama çaktırmadım. Bi ara sahneye biri atlayıp warrel'in şapkasını alsa da ortalık gerilmeden konser bitti ve metalik geceler sonra erdi....

Unirock'ta sürpriz dost pek yoktu çünkü zaten sonisphere'de denk gelmiştik çoğuyla ama Aras'la, Ayşi ile daha sonra Alper'le filan konuşmamız, eski günleri yadetmemiz pek nostaljikti. Herkesin hali vakti yerinde, bi tek Alper'e kızdım üzüldüm. hayatını boş şeylere harcamakta üstüne yok. Ama ortak payda vardı ki bu 10 gün içinde, artık pek sevilen bir adam değilim, eski bir alışkanlığım olan "dostları arayıp sormama sendromu" halen devam ediyorlar ki, çoğu benle öylesine konuştu. Elbette haklılari ben de olsam öyle düşünebilirdim ama elimden de birşey gelmiyor. Bu benim artık...

Tabii yeni arkadaşlıklar, bol bol alavare dalavareler, komik olaylar, sinirli dakikalar filan da oldu 6 gün boyunca. sonuçta bu metal ve kimse efendicilik oynamıyor. Müzik dünyasının en "neysen o" tribi. bir dışa vurum. eleştiren, yargılayan, yok eden insanlara çekilen bir orta parmak. ve elbette kelimelerle sığmayacak kadar da yetenekli...


Bi süre metal konseri görmek, gitmek istemiyorum artık. Hatta zar zor bile dinliyorum. Overdose oldu. Neyseki sırada Massive attack, scorpions, cranberries, yann tiersen konserleri var da, kulağımın metalini sileceğim.



http://www.facebook.com/video/video.php?v=395530387643





http://www.youtube.com/watch?v=jpDRKWfgqmI



Tepkiler:

9 yorum :

Pelin P.A. dedi ki...

Çok ahkam kestim gideceğim diye her iki festivale de o yada bu sebepten dolayı katılamadım. Çoğu grubu daha önce de ülkemizde verdikleri konserlerde izlemiştim ama yanarım da yanarım Cannibal Corpse'u seyredemedim diye yanarım. En kısa zamanda yine konser vermeye gelsinler allaaamm amin.
Şahane yazı olmuş. Büneyeye metali iyi depolamışsın :)
Arkadaşları arama konusunda ise ben çok vefalıyımdır fakat her ikisi de aynı kapıya çıkıyor. Arasan da aransan da sürekli yüz yüze görüşmediğin kişiler artık arkadaşın olmuyor ve o liste zamanla kırpıla kırpıla minicik kalıyor.

wimparella dedi ki...

elime bedava bilet geçti de gidemedim ben ne edeyim :(

Volkan dedi ki...

@ Pelin: cannibal valla görülmesi gereken bir performans gösterdi, ilk etapta burun kıvırırken sonra resmen hayran kaldım. Duana katılıyorum, tekrar gelsinler valla :)

Arkadaşlar konusu sanırım acı gerçekler ama işte vefalı olup aynı sonuçla karşılaşsam o kadar da üzülmem sanırım :)

@Wimparella: ayıp ama :P hem de beleş bilet? Çok önemli bi işin oldu galiba o günler?

Earl dedi ki...

Trapped under ice acayip sürpriz oldu cidden, slayer'da koca tribünde tek kafa sallayan,"war ensemble!!!" diye hönkürerek eşlik eden manyak da bendim..Megadeth'in ses sistemini ayarlayan kim(ler)se tarafımdan yedi cedlerine kadar sövüldü.Chris'in takır takır çaldığı Tornado of Souls solosu yalan oldu sayelerinde.

Accept'in basçısını ve gitaristini Taksim'de görüp foroğtaf çektirmek de festivalin bonusu oldu benim için. ^^

Volkan dedi ki...

aha, demek taksim'de yakaladın adamları! Şu ünlülere yolda denk gelme konusunda bi ben şanssızım galiba ya :((

IMPERATOR CAESAR FLAVIVS PIVS FELIX VICTOR MAXIMUS AVGVSTVS dedi ki...

Sne ünlüsün insanlar sana denk geliyor ya. Yazmıştın hatta. =D

Volkan dedi ki...

hauaha :D
olsun, yine de hayranı olduğum adamlara denk gelsem fena olmaz :D
gerçi amorphis elemanlarıyla kuliste takılabilirdim ama "ah çok yorgunum, belimm" diyerek bu teklifi geri çevirdim :P

Earl dedi ki...

Hoca valla bana da olmazdı böyle şeyler,herşeyin bir ilki oluyor.. ^^

wimparella dedi ki...

biraz karışık durumlar oldu evet :D