31.7.10

Inception / Başlangıç ile Sinemaya Doymak


YOK SPOILER YOK
Üzerinde çok ama çok konuşulacak bir film. Lakin 1 kere izlemenin asla yeterli olmayacağı bir labirent film bu. O yüzden kısa keseceğim şimdilik. Bir kaç kez daha izlediğimde taşlar oturacaktır ama ilk izlediğim kadarıyla;
Inception tarihin en ZEKİ filmi.
Inception Nolan'ın en iyi filmi.
Inception gelmiş geçmiş en iyi filmlerden biri.

Nolan da son 10 yılın en büyük yazar ve yönetmenidir.



Nolan filmi 10 yılda yazdığını söylemişti. Bunu izleyince anlayabiliyorsunuz. Yani 3650 gün harcandığını düşünürsek bu filme ve 400 plan var desek; her plan için 9 gün üzerinde çalışacak kadar zamanı varmış. Her plan dediğim de, 5 saniyeden -30 saniyeye kadar değişiyor. Kocaman bir odanız olduğunu ve her yerine 400 sayfalık planları astığınızı düşünün. Bunları normal bir yazar-yönetmen kırmız, mavi ipleriyle doğrusal bir şekilde bağlar. Biraz daha cesuru zigzaglar çizer ama şşteNolan'ın dahi beyni burada devreye girip, sayfaların yerini öyle bir koyuyor, ipleri o kadar iyi bir şekilde dairesel dikiyor, öyle bir örüyor ki hikayeyi apışıp kalmamanız çok zor. Beyninizin yandığını, yorulduğunuzu hatta biraz salak olduğunuzu düşünüyorsunuz. Bunun üzerine muhteşem görselliği, muhteşem ses ve müzikleri ekleyin, harika görüntü yönetmenliği, ışık ve oyunculukları serpin, bugün neden Inception IMDB'de 3. sırada anlamak çok zor olmasa gerek.

Rüya-gerçeklik üzerine yazılmış en zeki ve en gerçek filmlerinden biri Inception. Şu anlık bize sci-fic olarak gözükse de, Nolan'ın kafası alsında Kubrick gibi çalışıyor. Bu İngiliz, sizin benim gibi düşünmüyor. Hepimiz rüya görüyoruz, hepimiz uyanıyoruz hatta hepimiz rüya içinde rüya görüyoruz ama birimizin bile aklına INCEPTION gelmemiş. Bu yüzden filmi izlerken her 5 dakikada bir "oha ya, oha çüşş, nasıl yaaa" demekten etrafımı rahatsız ettim. Film bitti koltuğuma yapıştım. "Ben 10 yılda yazdım, alın siz de 10 yıl düşünün filmin üzerinde köpekler" demiş resmen.

İşin güzel yanı da, "bu filmi çok az bir sinema seyircisi anlar, anlayana kadar canı çıkar, 3D yapmadık diye az kişi izler, uzun diye sıkar, klişe Hollywood sahneleri yok diye kötü eleştiri alır" diye düşünmemiş olması. 2010 yılında bile hala "yeni, cesur, modern ve ileri görüşlü" filmlerin çıkacağını Matrix'ten sonra tahmin etmemiştim ama Nolan yapacağını yapmış (şaşırdım diyemem).

Son olarak da belirtmeden geçemeyeceğim. Inception'ın mihenk taşı "Synecdoche, NY"tur.

Gözlerinize ve hayallerinize bir iyilik yapın, filmi sinemada görün.
Görürken de unutmayın, hala rüyalarınızda yaşattığınız sevdalılarınız varsa, kalbiniz acır.
güncelleme: aşağıdaki görseller sayesinde konuyu biraz daha net görebilirsiniz.



Tepkiler:

11 yorum :

StummScream dedi ki...

Çıktığı ilk gün izledik akşamın da tek kafa karıştıran kısımı sonuydu bana kalırsa.

StummScream dedi ki...

Hatta ara girince bu ne lan ben evim de değilmiydim şeklinde bir travma geçirdim =D

Volkan dedi ki...

SPOILER::::

eheh, yani film kafaya çok soru sorduruyor, kafa karıştırmaktan ziyade.

örneğin Yusuf'un ilacından sonra Cobb totemini hiç çevirmedi (sonu hariç) ve ilaç sonrası ayılmak için uğraşırken eşini gördü.

sonunda totemi sürekli dönüyordu, çocuklar yaşlanmamıştı, aynılardı ve aynı elbiseyi giyiyorlardı. o zaman Cobb da bir rüyada, mutlu olacağı bir rüyada?

Filmin başladığı nokta belli değil. japonyaya giden tren sahnesinde uyanıyorlar ama oraya nasıl geldiklerini bilmiyoruz, aynı bir rüya gibi ortasında dalıyoruz olaya, kesinlik yok.

inception aslında kimin içindi? En derine aslında Cobb'a gidildi ve eşini artık bırakması için kız tarafından "parazit" atıldı? sonuç başarılı oldu (Cobb eşini bıraktı ve mutlu (rüya) evrenine kavuştu?

Limbo'da iken yaşlanılıyordu. Saito yaşlanmıştı ama Cobb aynı idi. Nasıl? Saito'nun eli silaha gitti, ama limbo'dan çıkmak için ölmek gerekiyorsa limbo o kadar da tehlikeli bir yer değildi?

Cobb en derindeki rüyasında eşiyle kalınca, limbo'da olan saito'yu aramak için eşinin blinçaltında kendisini vurması gerekiyordu, ki bu sahneyi görmedik (eğer saito'yu limbo'da bulduğunu düşünürsek ve ikisinin de gerçek hayatta uyandığını düşünürsek). Veya bir limbo olayı olmayabilir ve tüm film aslında başlı başına bir rüya olabilir ve aslında asıl inception'ın cobb'a hizmet ettiği (saito tarafından) gerçeği doğar...

daha çok soru var :))

benim kafam hala karışık değil diyorsan kutlarım :D

StummScream dedi ki...

Daha basite indirgeyebilirim olayı. Evet baş'ı cidden kafa karıştırıyordu. Filmin sonunda herşey rüyaymıdı ne oldu diye çelişkiler yaşarken.

Eğer hep rüya da olsa totemden bunu anlardık. Gerçek de yaşadığı şeyler oldu.

Saito ve Cobb da hiç rüyadan çıkamadı. Çünkü Cobb suya gömülüyordu ve hiç bir dürtülme yaşamadı. İkisi de araf oldular.

Volkan dedi ki...

herşeyin rüya olup olmadığını totemden anlayabiliriz zaten ama dediğim gibi Yusuf'un ilacından sonra o totem sadece filmin sonunda döndürüldü :) İlaçtan sonrası bir rüya olabilir yani -ki bu da finale uygun düşüyor. İlaçtan öncesi gerçek de diyemiyoruz çünkü filmin nerede başladığı belli değil (tren muhabbeti)

Saito ve Cobb hiç rüyadan çıkamadılarsa, ikisi de limbodalarsa, uçakta nasıl uyandılar? Bunun cevabı ilk söylediğinle çelişebilir dikkat :)

Bora-MAN dedi ki...

Ben de ilk günün akşamı gittim ve şüphesiz bugüne kadar ki en iyi filmlerden biri bence en iyisi...Ve işi garibi ne zaman bir filem en iyisi desem başrolünü Caprio oynuyor. (Titanic)

Ve tabiki Nolan...Bu adamın deli olduğuna artık kanaat getirdim tamamen.MEmento(2000) da zaten şüphelenmiştim ama bu sefer tamamdır.Dahi.

StummScream dedi ki...

Spoiler'ın kralını aldım.
Duyumlarıma göre totem karısının totemi ki gayet mantıklı çünkü o kasaya koyuyordu.

Crobb'un ki ise yüzüğüymüş rüyalar da yok olduğu söyleniyor.

Buna göre herşey gerçekmiş.

Volkan dedi ki...

evet totem karısının zaten ama o totemin ağırlığını filan bilmediği anlamına gelmiyor, bilebilir, en azından neden bilemez onu çürütecek bir şey yok ama, evet o düğün yüzğü olayı ilginç. Ekran görüntüleri de almışlar. Aslında bizi mrüya sandığım yerlerde düğün yüzüğü yok, gerçek dünya sandıklarımızda var, yani herşey gerçek değil, herşey rüya sonucuna varılıyor :))

Çok baydım ben ya haha

StummScream dedi ki...

Bu film değil de dizi şeklinde yapılsa bence lost etkisi yaratırdı. =)

Eliza Doolittle dedi ki...

Volkan, 1 kere izlemenin asla yeterli olmayacağı bir labirent film yorumuna katiliyorum. Katmanli ilerleyisini cok sevdim, son katmani, yani kar buz sahnesini gereksiz buldum, ama onun disinda cok etkileyiciydi ve mutlaka mutlaka sinemada izlenmeli...

Volkan dedi ki...

evet karlı sahnelerde Nolan bir ana Michael Bay oluvermiş bu da kusursuzluğuna toz kondurmuş. Mombassa sahneleri de biraz gereksizdi.

Evet kesinlikle sinemada izlenmeli hatta IMAX izlenmeli. Türkiye'ye henüz gelmedi IMAX versiyonu, gelsin bi 15 defa da öyle izlerim :)

Sizin orda var mı IMAXli hali? Nası?