16.7.10

How far will you go to save someone you love?


sevdiğim bir şeyi eğer zaman bulamıyorum diye yapamıyorsam gerçekten kendime kızıyorum. çünkü "zamanım yok" bana kutsal bir bahaneymiş gibi gelmiyor. ama zaman da yaratamadığım zaman gerçekten bi dilemma arasında kalıyorum. Fotoğraf makinemi yaptırdım ama kıçı kırık iki tane şey dışında bir şey çekemedim henüz. Başka bir hobimden de çalıp buna vermek istemiyorum, böyle bir saçma kavga içerisindeyim işte.

Inception nihayet amerikada vizyona girdi. Şu anda 9.3 ortalamasına sahip. Biraz düşer biraz yükselir ama 9 not ortalamasında kalır. Gelmiş geçmiş en iyi filmler arasında gösteriyor çoğu sinefil. Ben C. Nolan'ın hikaye kafasına resmen aşığım. Böyle bir senaryo yazıp yönetebilen bir yönetmen yeni nesilde yok. AMA biz ne yapıyoruz? Box office'te TWILIGHT birinci. Hem de dünya ile aynı anda girdi vizyona. Inception ise 2 hafta geç girecek! Böyle salaklıklar sonrası çok küfrediyorum şu film dist.lerine.

Sözde okullar kapanınca trafikte bir azalma olurdu. nah olur. daha çok var anasını satayım. yollarda harcadığım zamanı bilime harcasaydım şu ana kadar, valla ışınlanmayı filan bulurdum size.

Bu arada bazen sanki "zamanda bir yarık oluşmuş ve ben oradan geçip" alternatif bir zaman diliminde yaşıyorum. Hani paralel evren hikayesi var ya, yani olması muhtemel bi teori, başka yerlerde başka zamanlarda, ben başka yerlerde başka şeyler başka kimselerleyim gibi düşünüp karışık duygular yaşıyorum. Hani kadın olsam regl dönemim dicem de, sanırım beyin kanaması geçirmek üzereyim!

HEAVY RAIN diyorum arkadaşlar. Burada HR hakkında pek yazı yazmadım ama bir oyun, ancak bu kadar oyuncu üzerinde baskı kurabilir. Bir adım atıyorsunuz ve sonuçlarına katlanıyorsunuz, katlanırken de ne oluyor? Başka bir yöne adım atmış oluyorsunuz. En doğru kararı vererek oğlumuz olan Shaun'u kurtarmaya çalışıyoruz? How far will you go to save someone you love? sorusuyla bir 10 saat yaşıyorsunuz. Her karakteri öldürtebilirsiniz veya hayatta kalmasını sağlayacak kararlar verip başka hikayelere yolculuk yapabilirsiniz. SPOILER = Oyun size bir yerde "bu zehri iç, sana çocuğun adresini söylicez, 1 saatin var kurtarmak için, sonra ise öleceksin ama çocuğunu kurtaracaksın" seçeneği veriyor... SAnırım bi 30 dakka düşündüm. Sanki bir oğlum varmış da onu katilden kurtarmak için her şeyi göze olmaya koyuldum ama sonra düşündüm, çocuğum babasız kalacaktı! ne kadar da kötü. Ama ölebilir de? Ama ölmez. ben hayatta isem onu kurtarırım, evet evet, içmiyorum ve onu kendi ellerimle bulacağım" diye çıktım gittim odadan... Sonra ne oldu anlatıp olası keyfinizi kaçırmayayım ama Metal Gear Solid'ten sonra ilk kez bir oyunda gözlerim yaşlı, ekrana baka kalmıştım.

Geçen gün fena bir rüya görüp epey etkisinde kaldım. Kız arkadaşlarımdan birinin evinde 5-6 arkadaş oturuyoruz, sonra herkes çıkıp gidiyor, ben de sona kalıyorum ve durduk yere kızın kafasına vazo vurup öldürüyorum! Ulan naptım ben derken aklıma polisler hapis idam filan geliyor. Hemen o anda orada olduğuma ait kanıtları kaldırmaya koyuluyorum. Parmak izlerimi siliyorum, yerde saç tanem var mı diye filan kontrol ediyorum. Sonra olay duyuluyor ve o 5-6 arkadaşı içeri alıp sorguluyorlar. Ama ben resmen rol kesiyorum. Çok cool'um, üzgünüm, soğukkanlıyım, yani cinayeti benim işlemiş olmama ihtimal bile yok, o derece. Sonra düşünüyorum o sorgu sırasında, acaba arkadamda bi iz unuttum mu, unuttuysam ne olur. Hikayemde açık ararken, bir tane geliyor aklıma. Ya diğer arkadaşlar "biz çıktık gittik, kızın yanında en son Volkan kalmıştı" diye. ALLAHIM. naparım lan diye kendimi yemeye başlıyorum. Direkt birinci şüpheliyim. Sonra napıyorum, bir göt gibi suçu bi kaç arkadaşa atıyorum, onların araları kötü gibiydi, tartışıyorlardı filan gibi basit ama gerçek bir hikaye yakalıyorum ve polislerin akıllarını çelmeye çalışıyorum. Derken uyanıp özgürlüğümün tadını çıkarıyorum aushduahs
Tepkiler: