1.7.10

Çocuk Ben

Demiştim ya, foto makinesi pil şarj aletim gözümün önünde yer yarıldı da kayboldu, işte tüm evi baştan sona didik didik ettim, yani odada olmak zorunda o, ama bulamadım. Başka şeyler buldum onun yerine. Defterlerimin arasına zulaladığım bi kaç fotoğrafa denk geldim. Başka şeyleri de buldum ama artık konuşmaya gerek yok...

(tıklarsan böyük halini görürsün fotonun)
Annemle çekdiliğim elimdeki tek foto şu anlık bu. Çünkü hepsi annemde. Sözde bir ara alacaktım hepsini ama unuttum. Şarj aletini bulamayınca gittim aldım şarzzz aletini, içime oturdu yemin ediyorum. Madem para verdim, bu 2 fotoyu çekeyim dedim, kalite biraz daha düştü haliyle.

Kardeşim bu esnada anne karnında. Annemi deşifre etmicem tabii ki blogta :) yüzünü yedim yandan o yüzden ama hamile olduğunu anlayabilirsiniz. Yaşım 9.5 filan olmalı. Gördüğünüz gibi pek bir pekmezim :)

Mekan teyzemin evi, salon. Hemen farkedildiği gibi o yılın tüm dekorasyonu yansımış atmosfere. Masa örtüsünden süs çiçeğine kadar. Ben de pek bi kotsever halimle dil çıkarıyorum. Kime çıkarıyorum, neden çıkarıyorum hatırlamıyorum.

O yaşta olmama rağmen boyum biraz uzun (annem de uzun sayılmaz gerçi oranlarsak). Yaşıma göre hep uzun olmuştum. Hazırlık'ta sınıfın en uzunuyken mezun olurken resmen en kısasıydım. Bi "kal" geldi, pîr geldi yani :) Yüzümdeki o kaygısızlığı özlüyorum.








Bu da daha da ufakken sanırım. 2. sınıfa gidiyorum galiba. Müsamere benzeri bi program vardı ve beni de sunucu yapmıştı Gülten hoca. Çok konuşuyorum, iyi okuyorum, çenem durmuyo diye seçilmiştim. Henüz topluma karşı ilk kez karşı duruşumdu o an. Çok net hatırlıyorum. Büyük bir baskı hissetmiştim. Kelimeler yer değiştiriyordu böyle. Yüzümü görmesinler diye elimdeki o kağıtları hep yüzüm hizasında tutardım, uzaktan da hocam "indir elini aşağıııı" diye hareket yapardı. O sırada kim çektiyse artık, böyle bi kare yakalamış. Mekan: Harbiye İlköğretim okulu. Esemsporlarım, yine kotum, kemerim, Amerika'da yaşayan bir aile dostunun bana hediye ettiği gömlek (ki o gömlek hala bi yerde saklanır), düğün salonunu andıran atmosfer, mikrofon... O günden sonra sanırım sosyal çevreyle bi alıp veremediğim oluştu :))

Kim demiş insan mutasyona uğramaz :PP
Tepkiler:

6 yorum :

Eliza Doolittle dedi ki...

Yaaa..minnak fotolar bana hem cici hem keyifli hem de pek huzunlu gelir bazen...Nasil saf nasil esrik haller cocukluk halleri..Musamere suratina bak cimcos :)

Volkan dedi ki...

ehhe :))

valla bana genelde hüzünlü geliyor. aynı bedende farklı kişiler ,kişilikler, asla geri dönemeyeceğin günler, sadece anı olarak beyinde yer alan şeyler, unutkanlıkla yok olacak tecrübeler filan... zor şey insan olmak :P

Hayatımın Her Rengi dedi ki...

E şimdiki halini koysaydın da bi karşılaştırma yapsaydık. Ya da seni metroda görünce "şu çocuğun veletlik fotoları da bomba olum" filan gibi dedikodu çevirebilseydik :P

Volkan dedi ki...

şimdiki halimi sağdaki twitter avatar'ından görebilirsin Hayatımın Her Rengi :) Ama önermem :PPP

Hayatımın Her Rengi dedi ki...

Keşke hep çocuk kalsaydın :P

Volkan dedi ki...

ahahah bence de :))