21.6.10

Filmlerden Alıntılar #2

İkinci film alıntısı tarihin belki de en underrated filmi olan Synecdoche, New York'tan gelsin.
Anlaması oldukça zor, okuması oldukça meşakkatli, bol detaylı, bol kafa çalıştırılması gereken, bence Charlie Kaufman'ın "Being John Malkovich"ten sonraki en büyük yapıtıdır bu film. Her karede bir anlam, her kelime arasında bir hedef vardır. Caden Cotard da ne büyük bir karakterdir.

Filmde şöyle efsanevi bir konuşma yapmıştır, ki unutmak mümkün değildir. Yarın bir şey için vereceğiniz kararın sonuçlarının belki de 20 sene sonra karşınıza çıkıp hayatınızı sırf karar verdiniz diye değiştirebilir paranoyasını iliklerinize kadar hissettirir.


Everything is more complicated than you think. You only see a tenth of what is true. There are a million little strings attached to every choice you make; you can destroy your life every time you choose. But maybe you won't know for twenty years. And you may never ever trace it to its source. And you only get one chance to play it out. Just try and figure out your own divorce. And they say there is no fate, but there is: it's what you create. And even though the world goes on for eons and eons, you are only here for a fraction of a fraction of a second. Most of your time is spent being dead or not yet born. But while alive, you wait in vain, wasting years, for a phone call or a letter or a look from someone or something to make it all right. And it never comes or it seems to but it doesn't really. And so you spend your time in vague regret or vaguer hope that something good will come along. Something to make you feel connected, something to make you feel whole, something to make you feel loved. And the truth is I feel so angry, and the truth is I feel so fucking sad, and the truth is I've felt so fucking hurt for so fucking long and for just as long I've been pretending I'm OK, just to get along, just for, I don't know why, maybe because no one wants to hear about my misery, because they have their own. Well, fuck everybody. Amen.
Tepkiler:

2 yorum :

orta karar dedi ki...

'..you may never ever trace it to its source.' Sabahın dördünde sağlam bir 'günaydın' oldu.

Volkan dedi ki...

:)) üzgünüm o zaman. kötü anlarda, kötü zamanlarda iyi gelmez bu cümleler biliyorum.

ayrıca şu paragrafın kaç saatte, kaç günde veya kaç haftada yazıldığını da çok merak ediyorum.