15.3.10

chicken a la carte

zenginle fakir arasındaki uçurumun açılmasından daha kötü bir şey var, o da orta sınıf ile fakir arasındaki uçurumun giderek büyümesi. günde 25.000 insanın açlıktan ölmesi sadece bir istatistik olarak hafızalarda kalsa da, bu 25.000'in dışında da, çok daha fazla aç insan var bu dünyada, hatta ülkede hatta ilde hatta ilçede. çoğu zengin semtlerin aşağı tarafları fakir semtlerdir genelde. cihangir'den, etiler'den, şişli'den aynı şekilde karşı tarafta da, aşağı inildikçe tablo çok kararmaktadır. isteyen gidip bakabilir.

5 dakika yukarıda ekmek fiyatının kaç tl olduğunu bilmeyen, ayakkabılarına servet veren kesimden, çöpten ekmek toplayan kesime inebiliyorsunuz. konuyu "zengin-fakir" tartışmasına veya "zengin-fakir yardımlaşmasına" getirmeyeceğim. insanların hakkıyla veya etiyle kazandıkları paraları nasıl harcaması gerektiğini söylemek kimseye düşmez.

ama yine de hangi kesimden olursanız olun, kafaları biraz aşağı indirmekte fayda var. aşağıdaki video bunu yapanlardan sadece biri. bir izleyin derim. hayatınızı değiştirmez, bi fakir doyurtturmaz size, hepimiz tabak tabak yemeklerini yemeye devam eder, başka hesaplar düşünür, akşam yine partinize gider, girecek bir delik veya çubuk ararsınız, kurlaşırsınız, hiç sorun değil, ama belki yediğiniz yemeğin en azından değerini anlarsınız (5:05) , olmadı bir butu tamamen değil de, birazını yiyerek artık haline getirirsiniz. birilerinin artıklarınızla besleniyor olmasıyla mutluca yaşarsınız alt tarafı.

Tepkiler:

4 yorum :

IMPERATOR CAESAR FLAVIVS PIVS FELIX VICTOR MAXIMUS AVGVSTVS dedi ki...

Böyle dünyanın ta amınakoyim, dedirten bir video olduğunu biliyordum, o yüzden ilk koyduğun zamandan beri izlemedim bilerek... de nereye kadar kaçacaksın?

Sanırım herkes yorum yazamayacak kadar sinir olmuş ya da içindekini tahmin ettiği için kimse izlememiş.

Volkan dedi ki...

bilemem artık. ama bi taraf böyle şeyleri izleyemiyorken bi tarafın böyle şeyleri çekiyor olması da pek çok şeyi anlatıyor.

IMPERATOR CAESAR FLAVIVS PIVS FELIX VICTOR MAXIMUS AVGVSTVS dedi ki...

İstanbul'da da böyle insanların olduğunu -sanırım bütün tarihi boyunca da vardı- bilmek de tüylerimi diken diken ediyor. Çöpten yiyecek toplayan mı dersin el etek çekilince pazarcıların bıraktıklarını alanlar mı?

Peki ben nasıl bunları bilerek rahat rahat götürebiliyorum steakhouse'ları? Böyle şeylerin çekilip izlenmesi de duygu pornosu mu? Duyarsızlaşıyor mu insan?

Ya ben bu bloga gelince niye hayatın anlamını sorgulamaya başlıyorum, hay koyayım. XD

Volkan dedi ki...

istanbul'un çoğu semtine var bu insanlar. hiç de tektük değiller.

bunları bilerek ayı gibi tüketmeye devam etmenin pek çok yorumu olabilir de, bence fırsatımız varken olabildiğince tüketiyoruz, nasıl olsa olmayınca tüketemeyeceğimiz diye.

böyle şeylerin çekilip gösterilmesi duygu pornosu fikrine kesinlikle katılmıyorum. eğer bunların sayıları çok olsaydı ve gerçekten ajitasyon olsaydı belki. sinemanın olayı bu. senin göremeyeceğini göstermek.

ben de koyjam he :)