3.3.10

Bir İlişki Nasıl Olmalıdır?

Tuğbek blogunda yazmış, çok beğendim valla, hemen çalayım dedim :) Gayet doğru ve komik.

- BİRİNCİ MANİFESTO -

1) Bir ilişki ilişmekle yetinmemelidir. Kıyıya, köşeye, ucuna veya kenarına oturmakla, oturuyormuş gibi yapmakla gemi yürütülmez. Üzerine oturulacak şey süngü bile olsa, tam anlamıyla oturmak şarttır.

2) Islak olmayan bir ilişki düşünülemez.

3) Aslında ilişki diye bir şey yoktur, her şey palavradır. İki insan ancak birbirlerine ilişmedikleri sürece birbirlerini yaşatabilir. Birlikte değişim bir ortaçağ yalanıdır.

4) Olmuyorsa olmuyor kuralı: kelek kavuna şeker serpmek kadar anlamsız bir hareket daha bulunabilir, ama bu zor olacaktır.

5) Herkesin kavun yerine ayva yemeye hakkı vardır.

6) Duvar çentiklerinin gölgesinin derin olacağı unutulmamalıdır.

7) Söylenmeyen söz ağırlaşır.

8) Herkesin kendine ait bir karanlığı olması gerektiği, tartışılmaz bir gerçektir.

9) Bir ilişkide gerçek diye bir şey yoktur, dolayısıyla kaç kilo ettiği bilinemez.

10) Avukatlar ve polisler, sevgiyi mülkiyet kanunlarının hükmüne sokmakta başarısızlığa uğramaya mahkumdur.

11) Bedenlerin birbirlerine alışması söz konusudur. Bu beyinler için de geçerlidir. Bu konuyla küçük mavi cinler ilgilenecektir.

12) Acı çektirme sanatı gün geçtikçe ilerlemektedir. Her ilişkinin amacı, bu sanatı kusursuzluğa ulaştırmak için çabalamaktır.

13) Her insanın duvarları vardır. Her duvarın gedikleri vardır. İlişkide dürüstlük, insanların birbirlerine verdiği ve bu gedikleri gösteren haritaların doğruluk derecesiyle orantılıdır. Orantı sabiti 1.7’dir.

14) Duvarlara işemeyiniz.

15) Her insanın paspas olmaktan sıkılmaya hakkı vardır.

16) Beklemek erdem değil, çaresizliktir.

17) İnsan temelde yalnızdır. Üst katlar için kesin bir şey söylenemez.

18) Yalnızlık paylaşılmaz, paylaşılırsa raconu kalmaz.

19) Erken kalkanın kahvaltıyı hazırlaması, uzun vadede bir ütopyadan ibarettir.

20) In the long run we are all alive.

21) İnsan tek başına da sıkılabiliyorsa bu becerisini geliştirmelidir.

22) Aslında ilişki diye bir şey vardır. Her şeyin palavra olması bir şeyi değiştirmez. Aşk her ilişkide bir olasılıktır. Yaşam da her ilişkide bir olasılıktır. Dolayısıyla aşkın ne olduğu bilinmemekle birlikte yaşam Aşk’tır. Bu madde, 3. maddeyle çelişmez.

23) Diğerinin bokunu temizlemek, aşkın arlığını kanıtlamaz. Diğerinin aşkını temizlemek, bokun varlığını kanıtlar.

24) Metal yorgunluğu, uzun süre sıkılı kalan bir vidanın ya da bükülü duran bir levhanın yorlup kırılması gibi bir şeydir. Aynı paralelde ilişki yorgunluğundan söz edilebilir.

25) İlişki il-İŞ-ki değildir. Fazla mesai ücrete tabi değildir. Görev bilincinizi götünüze sokunuz.

26) İlişkilerde eş zamanlılık olanaksızdır. Herkesin zamanı kendine göre işler. Ortada tek bir dağın olması, değişik açılardan bakıldığında değişik şeylerin görüldüğü gerçeğini değiştirmez.

27) Rüyalar, anılar kadar önemlidir, tabiri caizdir.

28) Herkes kendi efsanesini kurmak ve yaşatmakla yükümlüdür. Ancak bireysel efsaneler var olduğunda ortak bir efsane oluşturulabilir.

29) Dil, iletişim kurmak için başvurulacak son araçlardan biri olmalıdır. Bir çelişki gibi görünse de konuşmak şarttır. Bu, koklaşmanın ve telepatinin önemini hiçbir şekilde yadsımaz.

30) Yolların uzun ve ince olması, üzerlerinde gündüz-gece gidilmesini gerektirmez.

30) Her sonun nasıl olacağı en başından bellidir.

31) Eğer bir ilişkinin bitmesi mümkünse bitecektir.

32) Bunun birinci manifesto olması ikinci bir manifestonun olmayacağı anlamına gelmez.

Cem Akaş
7
ALTIKIRKBEŞ Yayınları 1992

Tepkiler: