5.12.09

Epic Failleştiremediklerimizden misiniz?


Şu sıralar bana bi haller oluyo ilginç olaraktan. biraz dalgan, biraz uykulu, biraz "bir kedi gördüm sanki" "bir ses duydum sanki" cilik oynuyorum kendimle istemsiz olarak.

karanlıkta mesela sandalyanenin siyah silüetini, yere çömelmiş de bana dik dik bakan biriymiş gibi görüp "ananı avradını zıhıhıısızızı" diye ürkebiliyorum gecenin bir vakti. daha ilginci, tiktak tiktak şeklinde saat sesi duyuyorum. kolumdaki saati dinliyorum, hayır ondan gelmiyor, ama odada da başka saat yok. Ama tiktaklar hep sürmüyor, kesik kesik geliyor. Ben kulak kabartınca çıkıyorlar, dalıp gidersem duymuyorum. sanırım kulağım yalama yapmış bi zımpara çekmek lazım.

sonra ne bilim, biriyle konuşurken, yazmam gereken şeyi değil aklımdan geçen şeyi yazıyorum çok alakasızca. Karşı taraf "o ne lan? nereye gideceğini sormadım ki, ne indirim diye sordum" diyebiliyor. Ben de tabii "ya pardon arkadaşa yazıyodum sana yazmışım" diye kıvırıyorum :P

ama en epic olanını geçende yaşadım. işten biraz geç çıktım, eve gidiyorum, karşı tarafa geçtim, durağa geldim, buradan da son otobüsüme binip eve gitcem işte. otobüs beklerken hem bişiler düşünüyorum hem müzik dinliyorum son ses (ki artık az geliyo ses, sağır oluyorum sanırım giderek), bir anda tanıdık numraları bi otobüs geldi. Bindim. Akbili bastım ve bir anda dünyaya döndüm. Hani filmlerde olur ya, karakterin içine sanki bişi kaçmıştır ama bi anda kendine gelir, nerdeyim ben lan diye, hah işte bi farkettim, eve gitmem gereken otobüse değil, işe giderken kullandığım otobüse binmişim! Lan ne işiiiiii alooo diye kendi kendime gülerken, arkalara doğru ilerleyip, en arka kapıdan ilk durakta indim. Baktım bi kaç kişi de bakıyo, bozuntuya vermedim, sanki ben böle kısa mesefaleri bile otobüsle giden biriymiş gibi davrandım. Yerlerse :)

Tabii Kasım sayısında, damla, şu Disko Kralındaki Aziz Kedi ile röportaj yapmış, ona epik fail nedir diye sormuştu. O da "Otobüsün arka dörtlüsünde otuturken, sert bir frenle ön kapıya kadar koşup bozuntuya vermeden o durakta inmektir" demişti. Çok gülmüştüm buna walla ama bi anda benzerini yaşayınca, kendime çok güldüm. kendimi de rezil edeyim dedim :)
Tepkiler:

9 yorum :

cnsdngy dedi ki...

o tiktaklar tahta kurusu kesin bak söylemedi deme. ben çıldırıyorum sanmıştım nerden gelyo bu tiktaklar diye. sora takip ettim sesi, bi durdum kapı eşiğinde üstümde çıtır çıtır yiyolar kapılarımızın heryerini ahahha. işte bu da böyle bir anımdır koç.

Volkan dedi ki...

yok ben o kadar pis değilim henüz :P
bi de sadece odamda olmuyo. dünyayı tahtakuruları basmış olması lazım:D (güzel film çıkar bu konudan he:))

cnsdngy dedi ki...

biz pis değliz tağammmaaa. ölmüyo eşşoleşekler ne ilaçlar sıktık eşik tepelerine. bide hiç göremiyoruz onları öyle de bişey var.

İrma dedi ki...

Bana da dün gece kapının arkasındaki askılara asılı çantalar ejderha gibi gözüktü yorganı biraz daha üzerime çektim ve yok bak sağdaki siyah olan onun yanındaki hani şu yeni aldığın filan diye kendimi ikna ettim uyudum:)
ben yoğun vize haftasının bir getirisi olduğunu düşündüm sende ki olay ne bilemicem artık:)

Volkan dedi ki...

efenim benimki tamamen delilik:) gelip geçici değil :)
Hani şu patates baskısı gibi olan Rorschach mürekkep testlerine girsem, kesin göreceklerim sonucunda içeri tıkarlar :) Ejderha da iyiymiş ama, güzel bi zihin :PPP

StummScream dedi ki...

Yalnız değilsin otobüste ki durum hariç tabi, o kadar da DENGESİZ DEĞİLİZ BİZ HULEYN!

Volkan dedi ki...

maalesef ben o kadar dengesizim böhümbühüm :P bi kurşun döktürim en iyisi :P

IMPERATOR CAESAR FLAVIVS PIVS FELIX VICTOR MAXIMUS AVGVSTVS dedi ki...

"I kept quite still and said nothing. For a whole hour I did not move a muscle, and in the meantime I did not hear him lie down. He was still sitting up in the bed, listening; just as I have done night after night hearkening to the death watches in the wall."

Volkan dedi ki...

abow. damardan girdin Poe ustamla. hmff