26.11.09

two winters only


hala yazın etkisinden kurtulamadım sanırım.
üstüme hafif şeyler giymekte çok inat ediyorum.
hala montsuz filan gezilebileceğini düşünüyorum.
şemsiyemi yanıma almak gereksiz geliyor.
sabah perdelerimi açınca güneşin gözümü kamaştıracağını sanıp önceden kısıyorum. sonuç hüsran tabii ki.
alışveriş yaparken hala "aa şu şapka güzelmiş, alayım da takayım" diyorum. nereye takıyorum lan.
şu ara tatil yapayım diye mekanlara bakarken hep deniz kumsallı yerlere gözüm gidiyor. diğer yerleri görmezlikten geliyorum hala.
sonra, alışveriş yaparken hala dolu dolu dondurma yiyebileceğimi düşünüyorum. raflara ilişiyorum.
dolapta soğuk içecek bulundurmak farz diye düşünmekteyim hala.
buz saklıyorum.
üstü açık boğaz manzaralı yerlere gitmekte ısrar ediyorum.
uyurken kalın şeyler örtünmüyorum hala.
doğalgaza gerek yok diye düşünüyorum.
ve sanırım hepsinde yanlışım. soğuktan boynum tutulmuş zira.kış gelmiş düpedüz.

tarih/saat pilimde sorun var şu sıralar bi de, yazın yaptığımız bir muhabbeti ev arkımla geçen ay sanıyorum, iddialaşbiliyorum bile. ödevleri, işleri, deadline'ları kaçırmamdan anlamalıydım günümüze geç kaldığımı.
Tepkiler: