28.11.09

sadece bir sayıdan ibaretsin?

bir gün bir yakıcı bir güneşin altında uyanıyorsun ve zihnin pek de bir şey hatırlamıyor. Tek bildiğin buraya nasıl geldiğin. Sanki sıcak yatağına yattın ve cehennemi andıran çölde rüya görüyorsun. Ama hayır, rüya görmüyorsun. Sen gerçekten de o çöldesin. Bu nasıl olabilir ki?

Sana ne yaptılar da çöle getirdiler? Nasıl getirebilirler? Ya da nasıl geldin? Az önce metropol bir şehrin göbeğindeydin, buraya ancak ışınlanmış olabilirsin, o da ancak filmlerde olabilir. Bu bir film kaydı olmadığına göre mantıklı bir açıklama için beynin çatlıyor. Neredesin? Niye?

Biraz yürümeyle çölün ortasına kurulmuş bir köy görüyorsun. Üçgenimsi evler ve kırsal kesimlerde ne kadar az insan varsa o kadar insan var. Eski püskü arabalar, eski kıyafetler... Hiç gökdelen yok ama sen hariç herkes mutlu burada. Çocuğu genci yaşlısı, her şeyiyle yaşıyorlar. Okula gidiyorlar, kafeye gidiyorlar, havuz başında oturuyorlar, kağıt oynuyorlar, hatta barlarında içip dans bile ediyorlar, ölüyorlar, evleniyor. Her şey var.

Buraya ait olmadığını haykırıyorsun önce. "hayır" diyorlar," sen zaten hep buradaydı"n. seni şüpheye sokuyorlar çünkü herkes seni tanıyor. Ve sana 6 diyorlar. Bu köyde isim yok. herkesin bir numarası var. Senin de 6 işte. Evin bile var. Eşyaların var hatırlamadığın, akrabaların var. Hiç birini tanımıyorsun ama onlar seni tanıyorlar ve bu "ait değilim" yüzünden sana biraz deli gözüyle bakmak üzereler. Diyorsun ki herkese "burası sadece bir köy, buranın ötesi var, ben oradan geldim, deniz var, okyanus var, gemi var..." ... bakıyorlar sana öylece. Onların hepsi anlamlarını bilmedikleri birer kelimeden ibaret. Öyle diyorlar sana, okyanus, sahil ne dememek? Onlar bildiği tek şey içi su dolu bir havuz. Okyanusu nasıl anlatabilirsin ki?

Rüyalarına giriyor, eski hayatın. Anılar karışık, rüya gibi, gerçek gibi. Hangisi gerçek sorguluyorsun. İnsanlara buranın ötesi olduğunu anlatmak istiyorsun ama gidebildiğin tek yer çöl. Daha ötesine gidemiyorsun da göremiyorsun da. Belki de ötesi yok gerçekten. Belki de sen gerçekten bu köyde doğdun? Belki de bunlar gerçek, önceki bildiğiklerin sanal, rüya. "Burası sahte" dediğin yer belki de asıl evin? Nasıl ıspatlayabilirsin ki çıkamadığın bir yerden... Sana kafayı yemeden önce, "buraya alış, arkadaş edin, yalnız kalma, iş yap, işe yara, aileye karış hatta" öğütleri veriliyor. Böylelikle "düşünmekten" kendini alabilirsin. "Ötesi" olduğunu düşünmez, daha az sorun çıkarırsın. Daha az hayal kurar, huzur bozmaz, işleri kurcalamazsın. Sen sadece 6'sın. Sen bu köyün tek 6sısın, teksin ama senin gibi sayılardan çok var. Ayrıcalığın yok. O yüzden ne ötesine gitmeyi çalışıyorsun, ne de ötesini görmüş tatmış biri olarak ondan vazgeçebiliyorsun. Klinik'teki psikoloğunun yüzüne haykırdığın gibi, "korkuyorsun, sen de benim gibi ötesi olduğunu düşünüyorsun ve ötesi olmasını istiyorsun ama bundan korkuyorsun ve düşünmekten vazgeçiyorsun" cesur birisin. Tutsak olmuş bir numaradan ibaret olmadığını herkese gösterecek misin?

Evet ise X >Y
Tepkiler: