15.11.09

çocukken, masumken...


çok sıkıldım sayın blogger. ne iş bitiyor ne ödevler ne de hobiler. hiç bişi bitmiyor. 24 saat kısaldı sanki bi anda. kafayı yiyecezeğim.

dedim şöyle eskilere döneyim (hiç dönmem aslında haha)

Aha benim ortaokul son sınıfım. Mezun olmadan önce çekildi. Yıl da sanırım 1997. 14 yaşımdayım işte.
Aralarından hangisiyim sölemem valla. Çok komiğim çünkü :))

ama size özlem'i göstereyim. Kendisinin kim olduğunu eski okuyucular biliyordur. Orta sıradan, sağdan 7. kız odur. Fotoğraf bu kadar olduğu için yüzü seçilmiyor ama ben her detayı görebiliyorum hala baktıkça :))

Geçen demiştim, İlkokul arkım gördü yolda, ilk işi arkadaşlarına benim için "olmmmm bu çocuk varrr yaa çok sapıktı lan pauhauha" diye güldüydü. İftira kardeşim :) Ben sadece keşfetmeyi seven bir ergendim :)) Sınıftaki her kızla anım olmuştu gerçi.

Mesela orta sıradan gidelim. Soldan sağa doğru. Adlarını hatırlamıyorum çoğunun. O yüzden numara veriyorum:)) 1-Bu son senede gelmişti. Pek suskundu. Biraz da köylü gibiydi. Çok az muhatap oldum kendileriyle. 2-Esra bu. Eski evime yakın oturuyordu. İlk önce baya açıldı saçıldı. Sonra evlendi. Kapandı. Türbanlı bişi oldu. 3-Burcu. Hala arada bir konuşuruz. Ana okulu arkadaşımdır. Durmadan güler. Über mutlu insandır İlk aşklarımdan olan İrem'le de yakın akrabadır... 4- Özlem'in yiğeniydi. Çok çakaldı. Çok da güzeldi. Biraz çingenemsi ruhu olduğu için uzak durmuştum. 5-6. Bunlar hep 2li gezen kızlardandı. Zenginlerdi. Her moda olan şey ilk bunlarda olurdu. Burunları kalkmıştı. Gerçek anlamda da kalkık burunlulardı. Kendilerini güzel sanarlardı ama değillerdi. Birinin götü kocamandı. Diğeri de hep laf sokma çabasındaydı. Kafaları çalışmaz, orta şekerli geçerlerdi sınıfları. Boruları bana hiç ötmedi. Bir kere 5.nolu kızın adet günü gelmiş haberinde değildi ve ortalık hiç de iyi olmayan bir görüntüye bürünmüştü. Ben gülmemiştim. 7- Ya allah günah yazmasın ama bu nasıl bir dişiydi çözememiştim. Yaşlı bir kadını alın, biraz erkekleştirin, sonra gençleştirin. Konuşamazdı koşamazdı ama kafası normaldi yani. Sorunu neydi anlamamıştım. 8-9. İşte sınıfın hatta okulun "favori" bir diğer ikili kızı :)) Pek çok şey öğrettiler zamane çocuklarına, fazla konuşamam bu konu hakkında huauha 10- Arzu. Bu kız yüzünden okuldan atılıyodum. Böyle çok cilveliydi ve zeki erkeklerin dibinden ayrılmazdı. Özlemin de kankasıydı. Zaten bütün kaşarlar özlem'in arkadaşıydı ahah. Bir süre kıçımdan ayrılmıyordu. Bi kere yerden bişi almak için eğildiğinde etek altına bakma aptallığını yaptım. İç çamaşırı giymemiş, ben de şaşırdım aaaa sen iç çamaşırı giymiyomusun dedim çok masumca. Vay anam sen misin beni dikizliyen diye müdüre gitti. Çok zor 2 ay geçirmiştim. Disiplin'e gidiyodum lan haha. 11- Off çok veremseldi. Geçelim. 12- Özlem işte :) 13- Birsen. SAfkan romandı. O zamanlar çok çirkindi, özlemle de iyi anlaşıyodu. Abisiyle iyi anlaşırdık. Çok zekiydi.Yokluk içinde Vefa anadolu lisesini kazanmıştı, bana da ders çalıştırmışlığı vardı. Bacım gibiydi. Geçenlerde metroda gördüm. Latin güzeli gibi bişi olmuş. Neyseki görmedi beni. 14- Güler. Vanlıydı. Çok saftı. Biraz kafası çalışmazdı ama çabalardı. Önümde otururdu, bıkbık konuşur sinir ederdi beni. Kara kuru bişiydi. Evlenme teklifi etmişti bana uhaua 15- Güler'le kanka olmuşlardı çünkü bu kız da doğu'dan son sene gelmişti. Ama zehir gibi kafası çalışıyodu. Neredeyse benim kadar :) Onun artısı dehşet gibi ders çalışıyordu. Annesi okula gelmişti, çok yoksullardı, kızının onları bu hayatta kurtarması için çok baskı uyguluyorlardı. Şu anda o tempoda gitmişse Oxfort'ta filan olması gerekir ya da o baskı sonrası intihar etmiştir. 16- Aha. Son favorilerimdendi. Böyle zekiydi, çok okurdu, çok edepli, çok kültürlüydü. Her konuda konuşabilirdik ama çok utangaç olduğu için çok açılamazdı. Ona hep "sen doktor olsan sana çok yakışır" derdim. Olmuştur muhtemelen. 17- Zeynep. Bunla da aynı semtte oturduk baya. Şişmanladı, zayıfladı, bişiler oldu buna sonra. Genç olmadan kadın olan tiplerdendi. 18- Kara güzeliydi. Hayatımda gördüğüm en güzel kaşlara sahip hatundu. Almıyordu da. Ses tonunda bir ipnelik vardı, böle harif kadife hafif hırıltılıydı. 3. favorimdi ama hiç yüz vermemişti. reddedilmiştim :((

Öğrendim ki yan sınıftan iki ilkokul arkadaşım evlenmişler. Ama öyle hep beraber değillerdi. Bir anda bir birlerini bulmuşlar ve evlenmişler. Çok ilginç.

Sevindirici haberse, İlkokul hocam Gülten hocamın oğlunu buldum, mesaj attım, nasıl kendisi diye? Çok meraktayım, umarım iyidir, çok emeği geçmişti bana ama tabii epey hayal kırıklığı yaşatacağım kendisine hikayemi sorarsa :(((


Yanda gördüğünüz kilise de işte Elmadağ'da gördüğünüz kilise. Bu yüzü bizim okula bakardı. Buranın deposuna açılan bi kapı bu sokağa bakardı. Biz Fatih, Barbaros -barbi- ve ben hep buradan içeri bakardık. Böyle garip adamlar ellerinde koca çuvallarla bi yerleri kazar, bişeyleri gömerlerdi. Biz de çocuk kaçırıp buraya gömüyolar sandık bir süre puauıua. Kiliseden içeri bağırırdık "Ulan o çocukları bırakın, gelmeyelim içeri heeee" diye. Sonra vınnn. Bir kere içeri girmiştik akşam 10 gibi. Maç yapmışız, terlemişiz, baktık kapı aralık. Girdik, full karanlık. Bir anda elinde haçlı bi papaz bi çıktı filmlerdeki gibi. "siz ne arorsunuz burdaa" bi dedi tok sesiyle, bırakıyodum paçalardan aşağı valla. Sonra ilişmedik bir daha kiliseye.


kötü haberse, yıkmışlar okulu. Hay amk. En masum olduğumuz zamanlardaki anılara ortaklık eden bir yapıdan daha olduk. Ben ara ara gider izlerdim öğrencileri. Hepimizin aynı olduğunu görürdüm. Bir köşede öylece tek başıan duran, diğer tarafta uzun eşek oynayanlar, bir tarafta basket atanlar, hala gazoz kapağı maçı yapanlar, kızların peşinde ayrılmayanlar. Hepsinin 10 sene sonra ne olacağını, neye benzeyeceğini ayna gibi görebilmek ilham verirdi. Şimdiki hali çok modern, çok endüstriyel ve çok teknik.

Yandaki fotoyu da yeni gördüm. İlk okul kaç ben bile hatırlamıyorum. Sağdan 3. gözüken kafa benim ahha. Bi müsamere var belli ama nie ellerimizle kulaklarımızı tutuyoruz bilemiyorum.

Benim önümde beyaz gömlekli, o iplik kravatmıdır nedir ondan takansa Ayhan adlı akrabam. Baba tarafından. Pek morondu, pek sevmezdim. Annesi çok severdi gerçi, hep harçlık verirdi, favori akrabamdı ama bütün akrabalarımı görmeyi bırakınca onu da bırakmış saydık Almanlar gibi.


Bahsettiğimiz barbaros kankası ise sağdan 4. yeşil pantolon giyen bebe işte :)) Düşünün bu bacak kadar fırlama Rusya'ya gitti, aranan DJ'lerden biri oldu, evlendi bir Rus hatunla bu sene de bi bebecikleri oldu. Benden de ufak he :) Geçen sene Rusya'dan kalktı geldi, ben seni PES2009'da yenerim diye, bir yendim bir yendim, o sinirle geri döndü rusya'ya hahauha. Dedim ben benzemem senin tanıdığın votka içen göbekli gaylere ahuauha.
bu da bebesi.
Nerden nereye...
Tepkiler: