9.11.09

Carl olalı bir Ellie bulamadık

Geçen sene Wall-e ile kanser olan bu bünyeye, Pixar yeterince işkence edemediğini düşünmüş ki bu sene de UP'ı çıkardı. Ben ciddi anlamda eğlencelik bir filmi bekliyordum çünkü Wall-E'deki bunalım, depresyon alt-metini tekrar kullanmazlar, biraz çocukları da eğlendirirler, Ice Age gibi güleriz sanmıştım. SANMAZ OLAYDIM :(

Filmin henüz 2. dakikasında bebekler gibi ağlamaya başlayıp 10.dakkaya kadar durmak bilemedim. Zaten bi 10 dakika kendime gelmekle geçti sonra. Ama gırtlaktaki o gıcık, film boyunca sürdü. Biraz güldüm, biraz eğlendim ama yine finale gelince, Ellie'nin kitaba bıraktığı notu görünce gök gürültüsü gibi höykürdüm. Tanıdğım herkes de yıkılmış zaten filmde... Tanımadığım Ellie'mi özledim. Madem hepimizin finali aynı, nedir bu sahiplik, gideyim balonumu alıp dedim. Gazoz kapaklarımı daha bi sever oldum... Erkekler de ağlar sayın izleyici. hem de bir "çocuk" filmine, hem de bir "çizgi-filme" ağlar. "Olmayan" şeye ağlar. "Film icabı" şeye ağlar. Aslında sen öyle sanırsın. Neler geçer o sinir sisteminden, bilemezsin... Karizma sıfır olur. Çok da umrunda olur. Çok da fifi. FIFA.

Aşağıdaki 4 dakikalık video UP'un başlangıcı. Bence izlemediyseniz de izleyin. Bir hayat dört dakikaya nasıl sığar, en güzel örnek. Kısa filmciler, animasyoncular ve geri kalan tüm sümüklüler de izleyebilir...
Carl ve Ellie'nin aşkı evrenin en güzel aşkı. Carl da maalesef hiç birimiz. Ellie de hiç biriniz. Pixar'ın empati kurduramayan, ama "Ya? Yani? Hani? Keşke?" dedirtip, alt metniyle 1 hafta depresyona sokan ikinci filmi. İzlerken eğer hiç bir şey hissetmiyorsanız, kutlarım, ölmüşsünüz. İyi bilirdik...

Tepkiler:

1 yorum :

Duke dedi ki...

of ne yaptın abi ya, ahaha uzun süredir en fazla gözlerim dolmuştu be