9.10.09

uyanma safhası


gördüğüm rüya kadar nasıl uyandığımın da o günün nasıl geçeceğini + veya - yönde etkilediğini epeydir biliyorum. sizlerden de bunu saklamayayım dedim :)


eve taşınmadan önceki odam mutfak boşluklarına bakardı. 6 dairenin mutfak ve çocuk odası karşılıklıydı. sabahları üst katlardaki kadınların dedikodularıyla uyanırdım. bok varmış gibi sabahın 8'inde dizilerdeki karakterlerden, yan apartmanın kızın ne haltlar karıştırdığından, akşam gelen alkolik kocaya ne yemek hazırlasam mızmızlığından filan gına gelmişti. Bir çok yemek adını burda öğrendim gerçi. direkt asabi bir şekilde uyanıyor, tüm gün dedikodu yapıyordum onların yüzünden (bahaneye gel:P). ya, çok meraklıysan alt komşuna, bi çaya in di mi? yok, 2'si de aynı anda bulaşık yıkar, lak lak 2 saat Türkiye'yi kurtarırdı. ses geçirmez bir pencere isteklerimin doğuşu da bu zamanlara denk gelir.


Bir önceki evimin odası daha beter bir yere bakıyordu, böyle 10-15 apartmanın dikdörtgen biçiminde bir "arka bahçe" oluşturduğu boşluğa bakardı. yani 60-70 dairenin yatakodası bu boşluktaydı. Eğer camınız açıksa, karşı apartmanda uyuyan adamın horuldamasını veya osurmasını duyabilirdiniz (şirinler bile görebilirdi bunlaro, o derece). daha kötüsü, kediler vardı! Durmadan çiftleşir, senfoni verirlerdi resmen. Sağı solu cırmıklarlar, garip korku filmi sesleri çıkarırlardı. Ben de o kadar paranoyaklaşmıştım ki "Ulan hırsız mı tırmanıyo cama" diye kalkar bakardım gece gece. Aynı şekilde sabah halı silkeleme seramonisiyle uyanırdım patpat. Ne kadar temiz bir milletmişiz biz, anlamıştım... Veya çingene bir ailenin cazgır bir kızı cazgırlık yapardı ailesine "Yaa giycemm ben o kotuuuu, baaaaaneee" diye. Başka bir yerden Bedük, diğer bir yerden Kenan doğulu, daha uzak bir daireden Cengiz kurtoğlu ezigeleri, heavy metal kulağımı dağlardı. yoğun baş ağrılarımın nedeninin bunlar olabileceğini düşündüm epeyce bir süre...


Şimdiki evimdeki odam da 2.boğaz köprüsünün ayağına bakıyo. haliyle nefis boğaz havası var ama bazen rüzgar ıslık çalarak uyandırabiliyor çift katlı ses geçirmez pencerem olsa da. Ama hala cam açık uyuma taraftarıyım; o kadar da üşütmüyo hava. İşin komik tarafı, hemen dibimizde bir ilköğretim okulu var. Sabahçılarla birlikte ben de uyanıyorum anasanı satayım! Ben okula giderken bu kadar düzenli uyanmazdım! ANDIMIZ. TÜRKÜÜÜÜMM. DOĞRUUUYUMMMMM. ÇALIŞKAAANIMMMM diye uyanıyorum yemin ederim. Tüm okul bahçede toplanıp andımız okuyo çünkü... Ve daha kötüsü, uyandığımda dilimde ben de bunları söylüyorum! Hatta kendimi okulda gördüğüm rüyalar bile oluyor. Geç yattığım zaman geç kalkıyorum, sanırım bir 3-4 kez de teneffüs zilini dinliyorum. "Üsküdar'a gidelirken aldı da bir yağmurrrr" ezgileri ile uyanıp, bari çişe gideyim diyorum. Bir gün bu okul bombalanırsa kesinlikle benden bilebilirsiniz yani!!! Çünkü tüm gün "eğitim sistemimiz çok yanlış hacı, bak ilk 100 üniversite arasında bile yokuz" geyiği çevirebiliyorum.


Ofiste de sabahladığımızda, uyuyoruz aslında öğlene kadar ve arka bahçemizde ne var dersiniz? Bir anaokul var muhahah. böyle civcivvari çocuk sesleri ve onların oyuncak sesleriyle alarma hiç ihtiyaç duymuyoruz. Gerçi çocuk sesleriyle uyanmak güzel oluyor ama ben şahsen haftasonlarındaki kuş sesleri, bahçıvanların bahçeyi sulama sesleriyle uyanmayı tercih ediyorum. Böyle olursa, tam bir melek oluyorum, gülüyorum, şaka yapıyorum, ha ha haaa tonunda tonton bir tombiş gibi işimin başına geçebiliyorum.


huzurlu, sessiz, havadar, rahat bir mekanda uyanmak istiyorum. çok şey mi istiyorum lan?
Tepkiler:

4 yorum :

Mademoiselle Coco dedi ki...

Ohhooo biz günü bitireceğiz ama nerdeyse yoksa yeni mi uyandın. Sabah şerifleri hayırlı olsun! :)

Volkan dedi ki...

heheh, teşekkürler ama yeni uyanmadım tabii ki :) 5.5 saat filan olmuş:)

Gadno Kopele dedi ki...

istegini sonuna kadar destekliyorum, bu her insanin en dogal hakki. saglam bir uyku icin derin bir sessizlik ve huzur.

Volkan dedi ki...

teşekkürler ;=)