4.9.09

I often wonder why...


hızlı çekimi seviyorum. hızlı çekimde hayal etmeyi de seviyorum. Yavaş çekimde detayları görebiliriz ama zamandan kaybederiz, göze alamam bunu. Zaman daha değerli detaylardan.
Güneş doğar, sokaklar hareketlenir, ışık yayılır, araçlar kalabalıklaşır, ses artar, konuşmalar başlar, mutfaklardan kokular yükselmeye başlar, daha az konuşulur, daha az iş yapılır, trafik yine artar, ışık azalır, daha az konuşulur, mideler ve tuvaletler daha doludur, ışık kaybolur, trafik azalır, insanlar gider, huzur artar, ev ışıkları giderek azalır. sokaklar boşalır... Demektir ki uyku vakti. Bazen yani.

Kafam yerindeyse günün ve gönlümün muhasebesini yaparım her gece/her sabaha doğru... Yazmıştım da sanırım, eski bir alışkanlık. Rütin hayata biraz daha planlı başlamayı sağlar, daha az hata yapılır vs. Farkettim ki son günlerde giderek daha az konuşuyor, daha az gülüyorum. Geçerli bir nedeni de yokken. Mutsuz da değilim, bir sorun yok şükürler olsun ki. Neden bilmiyorum ama gülme kotam azalıyor hatta farkettim ki bugün hiç gülmemişim. Çok kötü bir şey gülmemek. Gülünecek şeylere gülememek hem de. Little Britain bile güldürmedi. Bulamadım nedenini. Çok mu ciddiye alıyorum diye soruyorum kendime, hayır, hatta biraz fazla sallıyorum, sallanıyorum... En son ne zaman "hiç" gülmediniz ki? I'm still here...
Tepkiler:

3 yorum :

LoLLa dedi ki...

cem yilmaz izliosun hemen o zaman :))
ben yerlerdeyim de yardim eder deyu dusundum :)

Travis dedi ki...

sanrım 143 gün oldu.. yaklaşık deilse de tam olarak..

Volkan dedi ki...

little britain'in güldürmediği bir yerde Cem yılmaz maalesef sakız fıkraları gibi kalıyor Lollacım :(

Travis: 143 mü? Değil empati, hayalini bile kuramadım