16.8.09

çöpsel robotlar


ufak yaşlarda sahip olduğum ve zamanla yok olan bir huyumun tekrar "yükselişine" tanık olmak üzereyim gibi. Eskiden, çoğu erkek çocuğu gibi sokaklarda salakça şeyler oynardık. Özellikle bende aşırı bir hayal gücü olduğu için, o zamanlarda yollarda bulduklarımla "dev bir robot" yapabileceğimi sanardım (Koyu Voltran ve Transformers izleyicisiydim ehe). Tabii zamanla o dev robotlar çok farklı şeylere dönüştü. Örneğin "tüf tüf" diye tabir ettiğimiz ufak borular içerisinden kağıt oklar yapıp bir birimize fıtlatırdık ya, mesela onun 4 namlulusunu filan yapmaya kasardık, silah geliştirirdik yani. Sonra lastik fıtlatan silahlar yapar, paintball'un don lastikli versiyonunu çekerdik sokak aralarında. Bu daha sonra "kaliteli mermer nasıl yapılır"a kadar ilerlemişti. Mermerleri "futbolcu kağıtlarına" atarak oynadığımız oyunda mermer lazımdı. Sokakta annemle pazara giderken eğer köşeleri sivri, kayganmış gibi gözüken bir mermer görürsem kapardım cebime ve bol bol azar yerdim anneyden. yani sokaklardan lastik, mermer, çelik teller, boru, kapak toplayan pis bişiydim. Bunun en son noktası üst komşumuzla kendimizi araba mezarlığında bulmamız olmuştu. Tabii daha hurda ve ufakçasıydı ama bir sürü araba ölece bize bakıyordu. Çıldırmıştık resmen. Her parça bizimdi, hepsini alabilirdik. Çok iyi hatırlıyorum ben yanıma 2 araba farını almıştım. Bir çok dişli, lastik, direksiyon, ibre filan da almıştık. EVET. Bu "yapacağım robot" için yeterli parçalardı. Hem de ışıkları yanacaktı. Bunları yığdık bahçeye. 3 gün üzerinde resmen uğraştık. Bantladık, yapıştırdık, bişiler yaptık. Komik ama bir iple çekebildiğimiz, robotu anımsatan bişi çıkarmıştık ortaya. Tabii sonra ben salaklığımı konuşturdum. O 2 farı yakmak istedim. Prize normal kabloyu taktım, 3 dişli fara da o iki ucu bağladım!!! Tabii paatgüttt apartmanın gofrası attı. Komşular filan aaa aaa noldu diye aşağı indiler biz de bahçede süt dökmüş kedi gibi bi kaç yalan düşünüyorduk. Yemediler tabii. Yaptığımız o şeyi de çöpe attılar, bir yerleri yakarız filan diye. Sonra bu huyum tamamen silindi.

12-13 sene geçti işte üstünden. Evime yerleşme durumları hala. Tee o zamanlar düşündüğüm şey "bu ufak şeyler elbet büyük bir işe yarayabilir" mantığı gelip gidiyor aklımda. Ama nedensiz değil. Örneğin koca dolabı parçalamamız gerekiyor muntazam bir şekilde, sonra tekrar birleştireceğiz ama o vida şeyleri alyenle açılabiliyor. Biz de de yok ve açık nalbur da yok. Gez gez alyen satan bi yer ara. Yok. Neyse sonra bir hediyecide alyen seti bulduk. fiyatı da 1 ytl idi!!! 10 tane alyen var ve ortancası işimizi görüyordu. Aldık ve işi hallettik. Şimdi yolda görsem almayacağım bir şey hayat kurtardı gibi bir şey oldu. bu örnek o kadar fazla ki. Hiç kullanmayacağım şeyler dediklerim yerleşirken işe yarıyor. Bir conta bile hatta raptiye bile. Paket lastikleri, kroşe, elektrik bantları hatta kontrol kalemi. Erkekler yaşlandıklarında neden böyle Koçtaş'a filan gidip 100lerce parçalık tamir setleri alırlar, bence işte bu yüzden: "ELBET İŞE YARAYACAKLAR"...
Şimdi ben de evden çöp atamaz oldum. Eğer düşünürsem "ulan bu işe yarar mı" diye, hayır atamıyorum onu kesinlikle. Onun işe yaracağı bir şey, bir alan mutlaka düşünüyorum. O yüzden elime geçeni atıyorum ama çoğu zaman yine de kıyıp atamıyorum. Resmen bunalıma girdim gircem. Ya çöp ev olursa odam?

Aylardır biriktirdiğim soda kapakları da poşetine sığmaz oldu artık. Onlarla da bir robot yapasım var ama dur bakalım hadi hayırlısı, evi yakmasam bari...
Tepkiler: