4.7.09

time buries your memories

Lastfm'imi biraz inceledim, neler dinliyormuşum filan diye. Son 1 yılda en çok God is an astronaut dinlemişim. KEsinlikle. All time'da 3. ama aslında açık ara 1. zira mp3 player'ımda epey bir süre sadece kendileri vardı. Bazı filmlere müzik yapılır, bazı müziklere de film. GiaA işte o gruplardan. Elemanların da bundan haberdar, dedim çekicem bir şeyler izin var mı? diye. Türkiye'yi çok seviyolarmış, ilk geldiklerinde sallamamıştık ama ikinci kez geldiklerinde (NEEEE???) rehberleri benim. af yok.


Daha sonra Sentenced dinlemişim en çok. Çok önceden, the cold white light çıktığında oyun oynarken dinlediğim tek albümdü zira kanser edici bir albümdür kendisi, ancak oyun oynarken dinlemeye cesaret edebilirdim ama son 1 yılda yaşadıklarıma göre iyi dinlemişim sentenced.


İşin ilginç ve komik tarafı 21 Aralık 2005'ten bu yana bir tane SEVDİĞİM parça işaretlemişim. O da Aika Multaa Muistot (Everything Is Nothing). Ne zaman seçtim hatırlamıyorum muhtemelen sarhoşken seçmişimdir. İyi bir seçim. Parantez içindeki cümle çeviri değil. Asıl çevirisi başlıktaki. Referansı da Time Turns Your Memories into Gold'tur. Tabii grup Sentenced olunca işin negatif yönünden bakar, o yüzden zamanla her zaman bir alıp veremedikleri vardır ama ben katılmıyorum kendilerine. Zaman bir çok şeyi silip süpürür ama elbet artıklar kalır. En değerlisi işte o kalabilendir. Neyse, dinlemediyseniz dinleyin parçayı, Take me home... to the one I belong kısmı sonrası kayışınız kopmuyorsa bir kadeh daha çekin... Fotoğrafı da ben çektim. Ville artık biraz yaşlı, biraz kırılmış bir insan. Arkadaşının ölümü çok şey almış götürmüş kendisinden.


Tek parça olarak Pantera'dan Domination dinlemişim. Beni bilenler bilir ki Pantera sevmem. Sevmezdim. Çok salakça bir nedenden dolayı hem de. İlk bara filan gittiğim yıllarda uzun boylu, her yerinde Pantera dövmeleri olan, yarma gibi bir genç vardı, paso sarhoştu. Bir gün bunu dilenirken gördüm, gayet kendinden emin dileniyordu. O zaman bi çok şeyin yanında Pantera'dan da kopmuştum. Bir İNSAN için birşeyden, bir zümreden nefret etme sendromunu ben de yaşadım yani ama iyi ki atlattım zira böyle melodiler, riffler yazan, bir türe öncülük etmiş başka grup yok. İnsan işte; bir gün nefret ettiği şeye ertesi gün bayılabiliyor...


Son 1 yılda en çok dinlediğim parça da Smashing Pumpkins'ten the begining is the end is the begining olmuş. Watchmen gelene kadar dinlemişim epey. İlk versiyonu değil de sonraki versiyonu özellikle harika. Ondan sonra GiaA'un en sevdiğim parçası Suicide by Star geliyor. Yok böyle bir parça. Durağan başlıyor, doğuyor. Yavaşça yükseliyor, büyüyor, ritmini koruyor, sonra bir yerde sekans atlıyor, bir şeyler ters gidiyor, hızlanıyor, yaşlanıyor, artık öfkeleniyor, daha çok hızlanıyor ve kafa koparan davullar eşliğinde patlıyor, ölüyor...
Tepkiler: