4.6.09

çöldeki kutup ayısı olayım

(updated)
Çoğu zaman şanssız olduğuma yakınırım hatta burada da biraz örnekler vermişimdir ama şanssızlıkla "kaderin oyunu buuu" adlı şarkı yan yana gelince harbi nevrim dönüyor, attığım adıma kızar oluyorum.


Ofiste sabahlanan bir kaç günün ardından evime gelmişim, yatağımla hasret gidermişim. Baktım sıkılıyorum. Duvar duvar. dedim bir starbucks oradan da bir inci'den profiteröl hüpleteyim.


Girdim İstiklal'e. Artık o kadar sessiz sakin yerde bir süre geçirince insan, insan görmeyi gürültüyü özlüyor. Önüme gelene sarılarak ilerledim, ah insan ah ahhh diye. Bir pantolon bakayım diye de tünele doğru inmeye niyetlendim. galatasaray'ın orada KISK mitingi vardı, insanlar göt kadar yerden geçiyor. Oradan geçiyoruz artık bir yığın olarak, bir baktım amcamın kızları, dip dibeyiz. 1 yıl kadar irtibatımı kestim, epeyce doludurlar ağız olarak bana, o yüzden hiç konuşmaya yeltenmeden kafamı aksi yöne çevirip yürüdüm ama muhtemelen gördüler ama ses çıkarmadılar. Dip dibeydik yahu. arkadamdan bir ton şey diyeceklerine eminim.


neyse efenim biraz daha yürüdüm yürüdüm. hani biri görürsünüz, o size eski anıları hatırlatır, aslında o insanın konuyla pek ilgisi yoktur ama sırf hatırlatıyor diye sinir olursunuz. İşte öyle bir kız var, küçük beyoğlunda çalışan bir garson kız. balina gibi. ey allahım dedim. ne ettim ben sana. başımı belaya sokmadan gittim içtim kaavemi filan. pantolon da çok kazıkmış dedim salla. geri dönüyorum tünelden, eve gidicem.


ben işte allahın çok sevgili kuluyum ya, yani bilemiyorum hangi sıfatım var onun huzurunda ama o az önce anlattığım kendisini emiliii sanan balinayla benim eski sevgilim konuşuyor. balinanın kankası ile bunun, dünyanın en güzel günlerini geçirmişlerdi bi süre, oradan tanışıyolar. Ve bu olay benim biraz ötemde gerçekleşiyor. zorla izletilen bir film gibi.


hani insanlara böyle terminatör gibi bakarsınız. birine bakar, sonra diğerine, sonra diğerine. Ben de öyle yürüyordum, bunları görünce kırmızı alarm verdim. işin garibi eski sevgiliyle göz göze de geldim ama tanınmadım (aslında görülmemişim). . işin komiği yanında başka bir çocuk vardı. muhtemelen yeni sevgilisidir (aslında sadece arkadaşıymış). Asıl üzüldüğüm şey, alt tarafı keyfim yok diye evden çıkıp, 10 kat daha keyifsiz olarak eve geri dönmem. Bir de babamı görseydim wallahi bunun bir kamera şakası olduğuna inanacaktım...


yani adamın birini deprem korkusu sarmış, gitmiş arabistana, orada kafama bir şey düşüp ölmem diye. Bir gün çölde deprem olup yer yarılıp içine düşmüş o adam. Bu uyduruk hikayeye benzedi benim de durumum. sokağa da mı çıkamayacağız lan artık...(aslında, evet)
Tepkiler:

2 yorum :

GeoMetro dedi ki...

hepsi olur şeyler(*). imkansız diye birşey zaten yoktur.. yani tamamen tesadüf. hepsinden geçtim, eski kız arkadaşının yaninda gördüğün şahsın, sadece arkadaşı olduğunu ne ara (ve neden:) öğrendin? o resimde ki şey fil mi?

*- euheuhe.. şaka lam.. sen harbi talihsiz bi adamsın.. seni çerçeveletip müzeye koymak lazım.. :)

Volkan dedi ki...

evet bir tek müzeye koyulmadığım kalmıştı :P tam olur :))