27.5.09

Somonlar, İnsanlara Benzer

Daigo, sadece yayalara açık olan köprünün üstünde, tek başına kenarda durmuş, aşağı, suya bakıyordu. Bir kaç kımıldayan şey gördü. Balıktı elbette bunlar. Somon balıklarıydılar. Biraz daha baktığında bir kaç somon balığı daha gördü ama onların farkları, ölü olmalarıydı. Yüzmüyorlardı, akıntıyla yana yana yatmış, son duraklarına doğru gidiyorlardı. Ama o ilk gördüğü iki somon balığı akıntının tam tersine doğru yüzmeye devam ediyorlardı. Yerleri değişmiyordu, suya sanki asılı kalmış gibiydiler ikisi yan yana ama akıntıya da kapılmamışlardı...

Derin derin bakmaya devam ediyordu Daigo, suya, bu Somonların hareketlerine bir anlam aramaya çalışıyordu belli ki. Daha sonra komşu sayılan o yaşlı adam geçti köprüden, Daigo'yu uzağa dikkatlice bakarken gördü, yanına sokuldu. Daigo yaşlı adamı farketti ve bu gördüğünü ona da göstermek istedi:

Daigo: Ne kadar da küçük...
Adam: Somon mu?
D: Şey, evet.
Kayaların oradalar...şurada.
A: Şunlara bak!
D: Ne kadar acıklı...
...ölmek için çabalıyorlar.
Her halükârda öleceksen...
...neden bu kadar çabalarsın ki?
A: Eminim ki, doğdukları yere....
...geri dönmek istiyorlar.

ve adam yoluna seri adımlarla devam etti. Daigo da balıkları izlemeye devam etti. Somonların hayatları, doğdukları yere ulaşmak için vardı. Onlar da bu hayatı o amaca göre harcarlardı. Sonra hayatını gözden geçirdi. Belki risksiz yaşıyordu, diğer "balıklardan" daha çok yaşayabilecekti daha iyi durumda, ama çabalamıyor akıntının gittiği yöne, seçme hakkı olmadan gidiyordu. Akıyordu. Halbuki o çocukluğunu özlüyordu. Hatırlamadığı babasına annesini ve kendisini bıraktığı için nefret duysa da, nefret her şeyi kül edicek kadar yeterli değildi ki. Doğduğu zamanki kadar saf, temiz, güzel olmayı tercih ederdi elbette... Doğdu yer... Sonra arkasını döndü ve seri adımlarla köprüden yoluna devam etti Daigo, bir daha o iki Somon balığını görmemek üzere...
Tepkiler: