18.5.09

İlkler... 6 ...

Erkek çocuk kararsızca babaannesinin evinde oturmuş, tavana boş boş bakıyordu her zamanki gibi ama bu sefer kafasındakiler boş şeyler değildi. Korkuyordu. En azından korktuğunu sanıyordu. Aylardır sesini, yüzünü duymadığı bir insana, bir kıza sevdalanmıştı. Belki de ilk kez kadere ve ağlarına inanır olmuştu. Çünkü hiç bir şey planlı değildi, planlı devam etmiyordu. İşin tadı da buradaydı.


Takıldığı internet forumundan biriydi sadece o. Gıcık gıcık laflar eden bir üyeydi. Bir gün mIRC'de gelip "bu resmi bana upload edip URL adresini verir misin" le muhabbet açıldı. Erkek çocuk o kadar alakasızdı ki, kişiyi erkek sanıyordu. Ona göre muhabbet dönüyordu. Aslında kız olduğunu anladığı an epey gülmüştü erkek çocuk.


Gel zaman git zaman, haftalar geçti, artık konuşmalar bir birini tanımaya, biraz daha sonrasında da beğenmeye varılmıştı ama iki şahıs da bir birini hiç görmemişti. İşin sihrinin bozulmasından korkuluyordu belki de. Klavyenin diğer ucunda sivilce yumağı 250 kiloluk biri de çıkabilirdi. Olsun, yine de yürek ferman dinlemiyordu. "İnternetten aşık olunmaz" diyen erkek çocuk, avcunu yalamaya başlamıştı. Büyük konuşmamayı o gün öğrenseydi keşke.
Erkek çocuğun evinde interneti yoktu. İnternet cafelerin abonesi olmuştu. Sadece o kızla konuşmak için. Saatlerce yazışılıyor, mailler dökülüyordu... O his, o "görme" hissi artık doğmuştu. Aynı il sınırlarında yaşanılıyor ve niye görüşülmüyordu ki artık? Üstü kapalı söylenen şeyler neden yüz yüze söylenmesin, neden bunun keyfi çıkarılmasın ki diye düşünüyordu kız?
Pentagram konseri olacaktı. Öncesinde veya sonrasında görüşmek istedi kız. Çocuk biraz düşündü, konser parası yoktu. Olmaz dedi. Ertelemek istedi buluşmayı. Bir kaç tane de bahane buldu. Bulmak zorundaydı çünkü kızdan korkuyor, biraz da utanıyordu. Davullar denk değildi ve iyi ses çıkaracağından şüpheliydi; en azından sosyal çevre ona böyle diyordu, böyle öğretiyordu. Konser başlamıştı. Erkek çocuk evinde duruyordu. Konseri de izlemek istiyordu çok. Kankasını aradı çocuk. "Olm hadi atla gel de, açık hava'ya konsere gidelim". "Len geleyim de para yok, nasıl gircez". "Yaa sen gel babacım, gireriz bi şekil, olmadı dışarıdan dinleriz!"...


Yola çıkıldı, mekana gelindi, konser başlamış 3 parça geçmişti. erkek çocuk duymuştu ki, eğer konser mekanı boşsa, kapıdaki görevli biraz nazlanarak da olsa kapıyı açabiliyordu. 5. şarkıda erkek çocuk ve kankası kapıdaki adama bi ton dil döküp içeri anca girebilmişti. Hemen en öne kadar gidildi, Pentagram şarkıları söylendi. Konser hoş bitti ve ikili geri çıkıp gitti. Gidiyorken erkek çocuk durdu ve "Ya buraya kadar gelmişken aslında görüşsem mi onunla" dedi... Çocuk her ne kadar çekinse de görüşmek istiyordu deli gibi ve bu dürtüsüne karşı koyamayacaktı. Buradaki sorunsa, kızı daha önce hiç görmemiş olmasıydı. Yani kısa boylu, gözlüklü ve uzun siyah saçlı olduğunu biliyordu. Bir arkadaşıyla gelecekti, yanında da bir kaç çocuk akrabası olacaktı arkadaşının. O kadar.


Erkek çocuk geri döndü konser mekanının kapısının önüne, 1000kişiden fazla insan vardı ve akın akın çıkıyorlardı dışarı. Nasıl bulacaktı ki? Herkese uyan bir tanımdı bildikleri. Çoğu kız siyah ve kısalıydı. Gözlüklüler de vardı. Kaldırımda oturan bir kız vardı tanıma uyan. Daha önce otobüs bileti almaya çekinen erkek çocuk ilk kez bir girişkenlik gösterip "Siz o kız mısınız?" dedi. Kız bakıp bakıp "Yoooo" dedi. Hay aksi! Nasıl bulacaktı ki... samanlıkta iğne aramak gibiydi.. Umutları tükenmek üzereydi ki, biraz daha ileri gidip bakınmak istedi. Ayakları onu bir yere getiriyordu yüzlerce benzer insan arasında. Kız da erkek çocuğun gelmeyeceğini düşündüğü için muhtemelen beklemeyecek ve basıp gidecekti, en azından erkek çocuk böyle düşünüyordu. Çocuğun kalp atışları artık hızlanmıştı. Belki de kızı bulamasa daha iyi olacaktı. Yo yo, belki de daha iyi olacaktı. yo yo...
Tanıma uyan bir grup daha gördü. Tamam. Yanında bir kız, onun yanında ufak çocuklar, bir tane gözlüklü, siyah bir kız da vardı, tek sorun bu kız çok güzeldi erkek çocuğa göre. Onun olmadığından emindi, bu kadar da şanslı olamazdı çünkü. Çok rahat bir şekilde, bu şıkkı da geçecekti. "Pardon siz o musunuz" dedi gözlü olmayan kıza rahatlıkta, çünkü o anda o erkek çocuğun tarafına o kız bakıyordu. Kız " aaa eee uuu" etti, yanındaki asıl kızı dürtükledi. Nasıl yani? Bu muydu o? Heyecan had safhadaydı. İşin komiği asıl kız da erkeğin yanındaki kankasına "aa sen misin o" diye sordu. Yanlış kişilere sorulmuş iki soru sonrasında heyecan doruktayken erkek de kız da bir birini görmüştü ve gülümseyerek bir birlerine bakıyorlardı. İkisi kenara çekildi. Erkek çocuk kendisini aşıyordu; hayatında ilk ve son kez bir kızın, bir bayanın, bir dişinin elini öpüyordu centilmenler gibi. Onu ilk gördüğü gün, dudaklarını da kızın tenine değidirdiği ilk gün olmuştu... Tanıştığına çok memnundu. Biraz alıştırma muhabbetleri edildi. Yan yana kalıp muhabbet etmek istiyorlardı deli gibi. Erkek en azından böyle hissediyordu. Sanki anlatılacak sonsuz şey varmış gibi. "sen gitsen iyi olur aslında, annem birazdan almaya gelecek bizi, bizi görürse öldürür" diyordu kız. Belki de bu ilişkinin kaderi daha ilk dakikalarından belliydi bu cümleyle "annem görürse öldürür"... ama kim takar ki!
Sonra erkek çocuk hayatının en mutlu dakikalarını yaşayarak, tüm sorunlarından kurtulmuş, arınmış gibi hissederek, kankasıyla adımlarının zorla gittiği evine yol aldı. Yokluktan varolmuş, cehennemden cennete geçmiş, anlamsızlıktan anlam çıkarmış gibi mesuttu erkek çocuk. O gece hiç uyuyamadı. Hayal kurmaya ve özellikle de güzel hayaller kurmaya o akşam başlamıştı... Bu hayaller de onlara, ikisine, iyisiyle kötüsüyle, 1872 gün= 62 ay= 44928 saat, mucizelerle dolu bir serüven yaşatacaktı.

...Takvimler 18 Mayıs 2003'ü gösteriyordu o akşam... Ve hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı...
Tepkiler:

6 yorum :

NoSTATIC dedi ki...

ve artık uzun cümleler kurmaya başlamış...=)

Volkan dedi ki...

bastım fucka :P

NoSTATIC dedi ki...

geçmiş olsun.gerçmesin ama :)

mali_k dedi ki...

böylesi bir yaşanmışlık ancak bu kadar güzel anlatılırdı size mutluluklar diliyelim...

Volkan dedi ki...

teşekkürler mali_k ;)

böğürtlenin 'ö'süüü... dedi ki...

:(((((