29.12.08

Tiyatro özlemi


En son hangi tiyatro oyununu izlediğimi unutacak kadar çok olmuştu. Halbuki çocukken çokça giderdim tiyatroya. Benim pederin arkadaşları vardı, alırdı zart zurt biletler, çocuk oyunlarına giderdim. Özellikle de Dormen tiyatrosuna (Feriköy'deydi). Arada bir de kenter'e gittiğimi hatırlıyorum. Gittiğim oyunlar da öyle ciddi şeyler değildi. Böyle dans eden çocuklar, renk cümbüşleri, bir şenlik havası vardı. Şimdi kaotik gibi geliyor ama o zamanlar eğleniyormuşum demek ki:))


Daha sonra ne olduysa oldu, tiyatro kelimesi sözlüğümden çıktı resmen. Sinemanın büyüsünden midir, üşengeçlik mi bilmiyorum ama tiyatroya gitmemenin de pek ihtiyacını görmedim, hissetmedim. Ama son zamanlarda çok gitmek ister hale gelmiştim. Hem tiyatro oyunlarını da senaryo olarak değerlendirmek istiyordum. 3 haftadır ha gittik ha gideceğiz dedik Ebru'yla, anca cumartesi Bavul Hikayesi'ne bulduk bilet, gittik izledik.


Vicdan'ın yazarı Raşit Çelikezer'in yazdığı bir oyun Bavul Hikayesi. Sadece iki karakter; karı-koca oyunda bulunuyor. 20 yılı aşkın evlilik hayatında çok çatlaklar oluşmuş, ihanetler olmuş, sevgiler, ihtiraslar yaşamış ama artık kopma noktasına gelmiş bir hikayenin sonuna denk geliyoruz ama oyunda bir çok zaman atlaması yapılıyor. Ufak aralarla yeni dekorlar konuyor ve eşlerin geçmişleri bize aktarılıyor. Her ne kadar yer yer güldürse de oyun klasik türk evliliklerin en büyük sorunu olan "monotonluğu" çok iyi anlatmış ve bunun için de her bölümde göze sokulan "bavul" seçilmiş. "Başkalarının hazırladığı bavullarla yaşayıp gidiyoruz" güzel bir tespit oluyor burada... Neyse. Özünde aslında üzücü bir hikaye ama bir gerçeğin de altını çiziyor. Ortada aşk varsa bile boşanmanın her şeyin sonu olmadığını hatta daha iyiye taşıdığını güzelce göstermiş. Tabii bir istisnadan yola çıkarak.


Neyse, gitmeye niyetlenen varsa öneririm. Ben asıl Victoria'ya gitmek istiyorum. 2009'un ilk haftasından sonra gösterilecekmiş sanırım. Hep sinema hep sinema da bir yere kadar :P (satarım böyle hemen de nihahaha)))
Bu arada bir aralar "tiyatroooo ölüyorrr" filan diyorlardı da, ulan bilet bulunmuyor hiç bi yerde. Nasıl ölmek bu. Cevahir'deki oyunlar 10 gün önce bitiyormuş. Röööehhhh yani.
Özlemişim tiyatroyu, kanlı canlı insanları önümde izlemeyi, alkışı, atmosferi... İyi oldu bu.
Tepkiler: