26.12.08

Rüya ve Beyin(in) Oyunları


Rüyalarına benim kadar düşkün insan az vardır sanırım. İnsanlar "abi sen amma rüya görüyorsun ya, kıskanıyoruz" filan deseler de bunun günhanı pis, çok pis çekiyorum bazen.


Geçen gün hayatta en çok sevdiğim insanı çok kötü bir halde rüyamda gördüm. Tanıklık ettim. Oradaydım diyebilirim. Gerçek gibiydi ve çok, aşırı çok etkilendim. Arama, nasıl olduğu hakkında bilgi alma zorunluluğu hissettim. Endişelendim. Şüphelendim. Çünkü bazen de gördüklerim gerçek olur benim. Bu onlardan biri midir diye tüm gün kendimi yedim, kudurdum, ama bununla başa çıkabilirsin volkan, bişi olsaydı haberin olurdu volkan diye teselli verdim kendime. Diğer yanım da "kim nerden haber versin salak, hem niye versin" diyordu. Savaşı kazandım mı bilmiyorum ama savaştım diyebilirim.


Ondan sonraki günüm allahtan yazılar mazılar iş güç derken hızlı geçti, kafam başka yerdeydi, kendi iç sesimi dinleyecek çok zamanım olmadı ve öyle geçti. Dün de aynı tempoda geçti. Akbank kısa film festivalinin kapanış kokteyline gittim. Bizim hocanın davetlisi olarak. Ödül törenini izledik, birinci filmleri gördük filan. (Sapak gerçekten de güzel bir film olmuş. Eli yüzü düzgün. Kısa zamanda birşeyler anlatan ve Coen Kardeşler tarzıyla da süslenmiş, zengin, neredeyse profesyonel bir film. Fırat'ı kutlarım, kutladık da zaten). Ondan sonra da bi kaç tek ve uyku faslına girdim.


Uyudum. Hem de çok güzelce. Boş bir zihinle ama bilinçaltıma engel olamadım. Merak konusu geri dönmüştü rüyalarımda. Bu sefer rüyamda merakımı gidermek için kişinin okduğu okula gidiyorum. Ama böyle onlarca bina binlerce öğrenci var. Kaos hakim rüyama. Hava sıcak, terliyorum, tanıdık biri arıyor gözlerim ama yok. Ona buna soruyorum "nerede bu bölüm, nerede bu öğrenci" diye. Bilen yok. Çıldırmak üzereyim rüyamda ve ahaa gördüm seni!!!


Derken uyandım... Terlemişim. Su filan içtim. Yine yatım uyudum ve lanethim kendisini gösterdi. Rüyamda kaldığım yerden devam ediyordum. Aynı yerden. Sanki pause basmışım da mola vermişim sonra filme geri dönmüş gibiydim. Ondan sonrasıysa ağzıma edecek kadar güzeldi. "Eee ne var bunda" demeyin. Sabah 7'ye kadar tam 3 kez uyandım. Ve her seferinde uyuduğumda rüyam DEVAM ETTİ kaldığı yerden. Artık gebercem sinirden. Bu işkenceye son istiyorum. diyorum içimden.


Benim bir huyum da o gün 2 rüya görmüşsem son rüyamı hatırlarım. O etkiler en çok. Bu farklıydı işte. İş saatim gelmiş, ama kafam kalkmıyor. Dedim bu gün böyle geçmez. Bir tane adam gibi bir rüya gör, öyle kalk git. Yattım uyudum hemen. Kaldığım yerden yine devam ettim o güzel ama işkence rüyama. Bir daha uyandım, yine uyudum ve yine tekrar... Saat 10.30 gibi uyandığımda tam 5 kez uyanmış ve uyumuş, bir rüyayı hep takip etmiştim kafamda. İşe geç kalmışım, hiç de umrumda değil ama...


Çok da çileci bir insan değilimdir, bu niye böyle oldu bilmiyorum. Ve ilk kez yaşadım. Şimdi geçen günden daha meraklıyım. Savaşmaktan sıkıldım ve yoruldum. Bişilerin kendiliğinden olmasını isterken bunu kasttetmemiştim ben beynime... Binlerce "neden"li cümle ile yine dolu kafam ve aylar sonra ilk kez kafam bu kadar çok ağrıyor. "dinleneyim" dediğim uyku bile bana işkence yapıyorsa bildiğim tüm küfürleri biiipsiz ediyorum.
Tepkiler: